Annem bana her seferinde aynı kehaneti tekrarlıyor: ‘Saman destesini geri tepersen, kamış demetine kalırsın!* Ve ben de buna neşeyle; ‘Ya da hiç kimseye!’ diye ekleyince sessizce ürperiyor.”
Nietzsche, aldığı katı ve muhafazakâr terbiyeden hiçbir zaman kurtulamamıştır. Hatta yetişkin bir erkekken bile özellikle annesi ve kızkardeşi işin içindelerse, öğrendiği kalıplara girmesi gerektiğini düşünmektedir.
Hiç kuşku yok ki, ilahi ahlâkın bütün kısıtlamaları, Nietzsche’nin içine kazınmıştır. Onlardan kurtulamamakta ve bunu her denediğinde sonuç tam bir felaket olmaktadır.
Louise Ott, evlidir. Nietzsche onunla 1876 yılının Ağustos ayında Birinci Bayreuth Şenlikleri’nde tanışır. Baltık Bölgesi Alınanlarından olan Louise Ott, kültürlü, müziğe karşı çok ilgili ve tıpkı Nietzsche gibi Wagner hayranıdır. İkisi arasında samimi bir ilişki gelişir.