Değişiyorum; sakalım uzuyor, yüzümdeki çizgiler farklı bir kimliğe bürünüyor sanki. Başka birine dönüşmeyi arzuluyorum, ama ne kadar uğraşsam da içimdeki hisler aynı, aciz; sarsılmaz ve yerinden kımıldamaz halde. Zayıf duygularımı, bedenimin gücüyle onarabileceğimi sanıyorum, her seferinde bu yanılsamanın içine düşüyorum. Çoğunun gözünde güçlü, çekici bir siluete dönüştüm belki, ama kendi içimde yavaş yavaş eriyorum, silikleşiyorum. Bunlar, kendine duyduğu saygıyı bir gün içinde yitirmiş bir adamın içten içe sürüp giden haykırışları. Her adımda, dışarıya sunduğu güçlü ve kusursuz imajın ardında, içindeki boşluğu saklamaya çalışıyorum. Her başarıda daha da yalnızlaşıyorum. Kendi içimde, hiç durmadan yankılanan bu çığlıklar, dışarıya duyurulmaz, çünkü en büyük savaşımı sessizlikte veriyorum. Yavaşça, ama kaçınılmaz şekilde, varlığımın derinliklerinde kayboluyorum ve birden yok olmak istiyorum.