Dostum yalnızlığa kaç! Orman ve kaya sana eşlik eder; çünkü onlar ağır başlıdır, susmayı bilirler. Sen yine de çok sevdiğin geniş dallı ağaca benze; çünkü o deniz kenarında susan ve dinleyen bir tavırla durmaktadır.
Yalnızlığın bittiği yerde panayır başlar ve panayırın başladığı yerde ise büyük oyuncuların gürültüsü ve zehirli sineklerin sesi başlar. Dünyada en iyi şeyler bile, kendilerini sergiyelecek kimse bulamazsa hiç bir şeye yaramaz. Halk ise bu göstericilere büyük adam der; çünkü halk büyükten anlamaz. Ama büyük olan yaratıcıdır. Oysaki halk, sadece büyük davaların göstericilerini ve artistlerini tanır ve onlara iman eder. Dünya, yeni değerler yaratanların etrafında döner. Dünyanın gidişi böyledir. Oyuncunun zekası vardır ama zekanın vicdanı zayıftır. O her zaman en çok inandırabileceği şeye inanır. Yarın başka, öbür gün başka bir şeye inanır...
Bütün derin kaynakların algılanışı yavaştır. Derinliklerine düşen bir şeyin ne olduğunu anlamak için uzun zaman beklemeleri gerekir. Gerçek büyüklükler, panayırın ve şöhretin ötesindedir...
Dostum yalnızlığa kaç. Seni zehirli sineklerle didiklenmiş buluyorum. Sert ve sağlam bir havanın uçtuğu yerlere kaç!