Ebu Zer (r.a.) der ki: “Rasulullah (s.a.v.) bana “ Ey Ebu Zer! Söyle bakalım, sence zenginlik mal çokluğu fakirlikte mal azlığımıdır? ” diye sordu. Ben: “Evet ey Allah’ın Rasu lü! ” dedim. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) “(Hayır) gerçek zenginlik gönül zenginliği, gerçek fakirlikte gönül fakirli ğidir. Kimin zenginliği gönlünde olursa, dünyada karşılaş tığı sıkıntı ve eziyetler ona zarar vermez. Kimin de gönlü fakir olursa, dünyalıklar onu zengin yapmaz, yaptığı cim rilik nefsine zarar verir.” buyurdu.
Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurur: “Canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki Fati ha’nın bir benzeri ne Tevrat’ta ne İncil’de ne de Kur’an’da indirilmiştir...”
Hamdolsun şu günümüze, Sen, ilahi bi nimetsin. Şeref verdin hanemize, Hak'tan bana emanetsin. Ayrılırken mekânından, Bir parça koptu canından. Aldım babandan, anandan; Artık bana emanetsin. Küçük, şirindir yerimiz, Alın teri eserimiz. Bir eylendi kaderimiz; Gayrı bana emanetsin. İslam'la ol, bizi uyar! Altına dön kırk bir ayar! Kindar olma, gönlüm kayar! Hak'tan bana emanetsin. Duan olsun üstümüze, Helal dolsun testimize, Rahmet aksın neslimize, Hak'tan bana emanetsin.