Gerçeği benden saklayan şeyin, düşüncelerimin yanlışlığından çok, benim sürdürdüğüm, zevklerin tatmin edildiği bir hayatın, Epikurosçuluğun istisnai koşullarındaki hayatın ta kendisi olduğunu anlamıştım.
Eğer çıkışının olmadığını bildiğim bir ormanda yaşayan biri olsaydım bu ormanda yaşayabilirdim; ama ben ormanda yolunu kaybetmiş, kaybolduğu için korkuya kapılan, yolu bulmak için sağa sola koşup duran, attığı her adımın kafasını daha çok karıştırdığını bildiği halde oraya buraya koşmadan yapamayan biri gibiydim.