Bana güvendiğini söyledi. Sanki ettiği lafın ağırlığını kendi omuzundan indirip benim omuzuma yüklemeye çalışır gibi gözlerimini içine baktı. Yine de hislerime ortaktı.
Bir emlakçıdan beklenilmeyecek kadar samimi biri, evi bir an evvel birine kakalamaktan çok, onun gerçek sahibini arayacak, o gelene kadar da anahtarı asla teslim etmeyecek gibi. İnsan ruhunun ancak ve ancak doğru evde huzur bulacağına inanan nadir insanlardan biri.
Odaları dolandım. Naiflik de olsa bir iz aradım galiba. Bir zamanlar burada yaşadığımıza dair küçücük bir iz. Yoktu. Üzerinden bir sürü hayat, kat kat badana geçmişti evin. Her hayat gelip bir öncekinin izlerini silmişti.