Âdem ile cennetten düştüğüm, Havva ile yasak meyveden yediğim o kitap ...
Lâ : Sonsuzluk Hecesi ; hepimizin yüzyıllardan beri bildiği Âdem ile Havva,
Habil ile Kabil 'in hikayesini çarpıcı bir anlatımla aktarıyor.
Âdem , topraktan ama Âlemlerin Rabbi; nefesinden nefha,suretinden suret,ruhundan ruh verdi ona. Bir tek şeytan secde etmedi Âdem'e , kibri engel oldu buna. Ne de olsa Büyük Başkaldırıcıydı, durmadı elbette. Havva'yı istedi. Ancak gördüğü karşısında kendi de sersemledi. Onu ele geçirirsem, yani Sen'den çekip kendime getirirsem , Âdem'in oğulları için dayanmak artık imkansız dedi ...
Ve böyle başladı hikaye ...
Her satırında ayrı bir merak , ayrı bir kayboluş olan bu roman, aynı zamanda yazarla tanışma romanım oldu. Kelimeleri kullanmadaki ustalığı çok derinden etkiledi beni. Bazı sayfalarda gözyaşımı tutamadım. Tadı damağımda kalanlar listemde, en üstlere ekledim bu edebiyat şölenini .
"Yine de bildiğini bilmek ister gibi sordu Âdem :
- Sen misin ?
- Benim ya ben .
dedi Havva.
-Baştanbaşa sen'im. "