KENDİNE TAPAN KADIN / SUAT DERVİŞ
“Peki,siz kimi seversiniz !
- Sade kendimi severim !
O halde size şu ismi takmalı demişti. ‘Kendine Tapan Kız’… ‘Kendine Tapan Kız’ ahenkli bir cümle olmadı… ‘Kendine Tapan Kadın ‘diyelim. Ne güzel bir roman ismi veyahut bir film ismi değil mi? dedi.
Roman, iki farklı ilişki üzerine inşa edilmiş. İlki; Nazan ve Vahdet. Nazan; bir parça sevgi görebilmek için her şeyini feda edebilecek kadar çok seven,eğitimli,kibar ve yumuşak kalpli, dul bir genç kadın.Vahdet ise;onu küçük görüp aşağılayan,zengin,kibirli,egoist bir genç adam. Öte yandan Sârâ ve Demir. Sâra ; kendinden başkasını sevemeyecek kadar kaprisli,soğuk ve cahil bir karakter. Tek derdi dergilerde gördüğü zengin hayatı bir gün ne pahasına olursa olsun yaşamak. Öyle ki bunun uğruna Demir’le olan nişanını bozup et kralı Nurullah Yurdakul ile evlenir. Demir;eğitimli bir ailenin eğitim almış, saygılı ve dürüst çocuğu . Sara ve Nurullah’ın düğün gecesi karakterlerin yolları birbiri ile kesişir. Ve o geceden sonra adeta işler ve ilişkiler sarpa sarar.
Kendine Tapan Kadın, Suat Derviş’in en sevdiğim kitapları arasında yerini aldı. Kaleminin gücünü her satırda hissettim. Özellikle karakterlerin iç hesaplaşmaları bir harikaydı Kalben tavsiyemdir, kitaplarla kalın