Silahı bilmem ama boş insanı şeytan doldurur.
[Bu ikinci hesabımdır. İlk hesabıma (OĞUZHAN AKÇAKOCA) ulaşamadığım için bu hesabı açmak zorunda kaldım. (1.10.2022)]
Kitap grubumuza bekleriz.
t.me/+mbqYlVXHBP0yYzJk
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Karalamacılar onun ana bacı dümdüz bir inanca sahip olduğunu ve böyle bir düzeni sağlamak için, başkaldırdığını yazmışlardır. Alevi-Kızılbaşlar için yapılan karalamalar, Bedrettin için de yapılmıştır. Yani, düzene karşı çıkanı, her dönemin egemenleri, karalamakta ve bu türlü yollara başvurmuşlardır. Oysa, Abdulbaki Gölpınarlı'nın dediği gibi, Bedrettin, tam anlamıyla ehli sünnete bağlıdır."
"İnsanlar, tapınıyorlar. Birbirlerine, paralara, altınlara, sana ve yiyeceklerine ve de üne. Sonra da dönüp yüce Tanrı'ya taptıklarını söylüyorlar."
(Ş.B.)
"Vâridât'ı, bakanlığım zamanında çok çok bastırıp, dağıttırdım..."
NAMIK KEMAL ZEYBEK
Kitabı, Namık Kemal Zeybek'in önerisi üzerine okudum. Vâridât, Arapça kökenli bir kelime olup, tasavvufta insanın gönlüne düşen, kalbine doğan ya da kalbe gelen, demektir. Vâridât, Şeyh Bedrettin'in talebeleri ile yaptığı söyleşilerden ibarettir. Kitap iki kısımdan oluşuyor. Birinci kısımda yazarların -özellikle de Nazim Hikmet'in- Ş.Bedrettin hakkındaki düşünceleri olup, ikinci kisimda da Vâridât vardır. Eser, Şeyh Bedrettin'in tek eseri değildir, ama en önemli eseri sayılır. Zira resmi görüşe aykırı tek kitabıdır. Kitap bir dönem yasaklanmıştır. Menakıpname'de verilen bilgiye göre Varîdât, Fatih zamanında yazılmış ve Kanuni zamanına değin gizli kalmış, bu dönemde ortaya çıkarılarak okutulmaya başlanmış.
Eser, Muhyiddin İbnü'l Arabi'nin Fusus'ül Hikem'inden sonra en çok tartışılan kitaplar arasındadır. Ş. Bedrettin bir şeyh ,yani bir din adamı. Aynı zamanda da bir kadı. Fakat farklı bir şeyh. Öyle ki Allah'la konuştuğunu dahi iddia ediyor. Görüşleri herkese hitap etmeyecek türden..
Kitapta bilmediğim bir kelime ile karşılaştım. Özdeksel. Bana garip ve yapay bir türeyiş gibi geldi. Daha çok cin çarpmış gibi..Kelimenin sözlük karşılığı, maddi, madde ile ilgili, demekmiş.
AH
Beni koydukları zaman toprağa,
Başında bembeyaz sarık, bir hoca,
Yabancılar gider gitmez uzağa,
Yaslansın çömelip orda ağaca.
Her mezar başında artan hevesle,
Ruhuma bir “Yâsin” okusun, sesle,
Bu son benzeyişim olsun herkesle,
Bütün arzum budur olup olacağ.
Dinlendirmek için orda başımı,
Ne adımı yazsın ne de yaşımı,
Bir koyan olursa eğer taşımı,
Üzerine bir “Ah” çekin Arapça.
- Ah : Tüm dünya dillerinde ortak bir ünlem. Hayıflanma, yazık
Ah (Arapça isim): Kardeş,dost
AHMET KUTSİ TECER