"Dolayısıyla, başta söylediğimizi tekrarlayarak diyebiliriz ki, insanı tanıma sanatı, bu sanatla uğraşanları alçakgönüllü olmaya zorlar, kazanılacak bilgilerin zamanından önce ya da durup dururken karşıdakilere sunulmasına izin vermez çünkü; zaten tersi bir davranış, yüksektn atmak ve elinden neler geldiğini başkalarına göstermek gibi çocuksu bir kibir ve gurur sergiler."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bu bilimle uğraşırken gereken titizliğe aldırmamak ve ondan kötü yolda yararlanmak, diyelim bir masada başkalarıyla otururken yanı başınızdakilerin ruhsal yaşamı konusunda ne çok şey bildiğinizi ya da sezdiğinizi kendilerine belli etmek kadar insanın adını kötüye çıkaracak başka bir şey yoktur. Bu öğretinin temel görüşlerini yabancı birine hazır ürünler gibi sunmak, yine sakıncalar doğuracak bir davranıştır. İlgili konuda bazı şeyler bilenler bile, böyle bir davranışla kendilerini haklı olarak incinmiş hissedeceklerdir."
"Öte yandan, çocukluğunda yaşanmış hangi olayları anımsadığını bir insanın ağzından işitip, bunları gereği gibi yorumladık mı, karşımızdakinin nasıl biri sayılacağı konusunda bir fikir edinebiliyoruz. İlgili konuda bize yardımcı olan bir gerçek de, insanların ilk yaşam yıllarında edindikleri modelden ileride kolay kolay yakayı sıyıramamalarıdır. Bunu başarabilenler varsa da, sayıları fazla değildir."
"Ruhsal yaşamdaki olaylara, asla bir bütünlüğü içeren kendi içinde kapalı birimler gibi bakılamaz; bunları kavramak istiyorsak, ruhsal yaşamdaki olayları bölünemez bir bütünün parçaları gibi ele alıp insanın devinim çizgisini, yaşam modelini ve yaşam üslubunu saptamamız, çocuklukta izlenen yolun gizli amacının ilerideki yıllarda izlenen yolun gizli amacıyla özdeşliğini kabullenmemiz mutlaka zorunludur. Kısaca, araştırmalarımız şu noktayı şaşılacak bir açık seçiklilikle ortaya koymuştur: Bireydeki ruhsal devinip hep aynı kalmakta, ruhsl olayların dış görünümü, somutluk derecesi, dışavurum biçimi değişmesine karşıni bu olayların dayandığı temeller, amaç ve dinamizm, kısaca ruhsalyaşamın amaç doğrultusunda devinimini sağlayan tüm öğeler değişmeden varlığını sürdürmektedir."
"Ruhsal anormalliklerin bize öğrettiği ilk şey insanın ruhsal yaşamının oluşmasında en güçlü dürtü ve uyarıların ilk çocukluk çağından kaynaklandığıdır."