Dennett'in çok güzel analojisi ile 'ben dediğimiz şey kâğıt paraya benzer. Kendi başına hiçbir anlamı olmayan bir paçavradır ama uzlaşımsal olarak ekonomimizin temelini oluşturur.
Fenomenal bir bilincimiz olmasa basit şekilde bir hiçlik olabilecekken, zaten orada olan 2.düzey ilkelerin bir şakası gibi beliriveren bu dünya deneyimiyle tanışığız diye, var olarak mı kabul edilmeliyiz? Üst düzeyde her şeyin her şeyleşip, aynı zamanda hiçbir şeyleştiği bir enformasyon sürecinin de içkin bir gizillik olarak orada işlediği bir evrende, tuhaf kaderimizin şaşkın tanıkları olma mahkumiyetine çarptırılmış hayaletlerden farklı bir şey değiliz