Batuhan Karakaya

S:69
"İçimizdeki sosyalist ve komünist akımı da, büyük hedefle ilgili görmek gerektir. Şunu söyleyeyim ki, bizim mirasımızdan en fazla fayda-lanan Rusya olmuştur. Elimizden Kırım'ı, Romanya'yı, Bulgaristan'ı, Kuban'ı, Kuzey Kafkasya'yı, Azerbaycan'ı alarak sınırlarını doğuda Kars'a, batıda Edirne'ye dayamıştır (1974 itibariyle)." "Bu konuda çok duyarlı olmamız, parti kavgalarını, boş hürriyet palavralarını, sosyalizm tartışmalarını bırakarak, millî beraberliğe, millî inanca ve imana sarılıp ciddi bir sanayi hamlesine girişmemiz lâzımdır. Burada, yok özel teşebbüs, yok devlet teşebbüsü gibi lâfları da bırakmak lâzımdır. Bütün millî güçleri, özel şahıslara ait olsun, devlet elinde bulunsun, bütün millî sermayeyi seferber etmemiz gerekir. Ağır sanayii, yerli ve yabancı sermaye ve ilim gücü ile, ikili anlaşmalarla, devletçe ciddî şekilde teşvik ederek, kurmak zorundayız. Bunu yapabilmek için milletimizin inancına, millî görüşlerine, ondaki büyük devlet anlayışına yaslanmamız lazımdır. Boş palavralarla, devrimcilik, ilericilik yutturmacalarıyla kaybedilen zamanlar ve imkânlar, geleceğimizi her geçen gün karartacak kadar korkunçtur." Dündar Taşer'in Büyük Türkiyesi Ziya Nur Aksun
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
S:45
"Diğer büyük kabileler bize bağlı idi dedim. Meselâ Bâdiyetü'ş-Şam'da bugün Irak ve Suriye toprakları üzerinde, yüzlerce alt şubelere sahip iki büyük aşiret vardır: Şammar ve Aneze aşiretleri. Sultan Hamid devrinde bizim Deyr-i Zor mutasarrıfı (valisi), em-rindeki jandarma erine, Aneze aşiret reisini çağırmasını söyler. Er, 200.000'den fazla mevcudu olan Aşiret reisine gider ve onu arkasına takarak tıpkı bir suçlu gibi mutasarrıfa getirir. Meğer reis, nişan ve hediye verilmek için çağrılmış... Jandarma eri ne bilsin? Mutasarrıf, Şeyh'e İzaz ve ikramda bulunur ve yanına adam katarak yerine gönderir." "Arkadaşlar! Bu aşiretin reisine, Suriye'deki Fransız idaresinde 'prens' muamelesi yapılmakta idi: Bugünkü (1974 itibariyle) Baas rejiminde de öyledir. Ona bizim erin yaptığını yapacak ne bir Fransız ne de bir Baas askeri vardır! Bu boyun eğişin ve itaatin sebebi nedir? Bir kere, emir büyük yerdendir, yani İstanbul'daki Padişahın temsilcisinden. Diğer taraftan da, bu büyük makam, yanlış ve adaletsiz bir iş yapmaz kanaati vardır. Ona itaatsizlik ise, dünyada ve âhirette adı kötüye çıkmak demektir. İşte o Şeyh, bir hükümet erine bunun için itaat eder." "Şunu söyleyeyim ki, Şam Bağdad'a veya Kahire'ye; bu sonuncusu da diğerlerine tâbi olmaz. Fakat bunların hepsi İstanbul'a tâbi olmuşlardır. Hattâ Mısır, fiilen elimizde olmadığı zamanlarda bile Kahire, İstanbul'a bağlılığını dâima göstermiştir." Dündar Taşer'in Büyük Türkiyesi Ziya Nur Aksun

Batuhan Karakaya

, bir kitap okudu
Puan vermedi·112 syf.·
9 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 06:57
·
2026 21. kitabı
Charles Dickens
8.4/10 · 76,6bin okunma

Batuhan Karakaya

, bir kitap okudu
9/10
·352 syf.·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 21:47
·
2026 20. kitabı
Sinan Yağmur
9.7/10 · 89 okunma
S:318
İnsan bilgiyi üretmez, yalnızca keşfeder. Çünkü âlem yaratılmadan evvel bütün hakikatler, noksansız bir şekilde yaratılmıştır. Bizim işimiz, vakti gelince o hakikatin üzerindeki perdeyi aralamaktır. Tıpkı duvarda asılı bir aynanın toz içinde kalması gibidir bu hâl... Tozu silen el, hakikati görünür kılar. Oysa ayna hep oradaydı, görüntü hep içimizdeydi. İnsan, bilgiyi arıyorsa önce kendi gönül aynasındaki tozları silmeyi öğrenmeli. Çünkü ruhuna bırakılan her iz, aslında bir işarettir. Mevlânâ der ki: "Her kimden ne öğrenirsen, onu Hak'tan bil." Çünkü her insan bir öğretmendir; kimi susarak, kimi konuşarak, kimi gidişiyle, kimi de kalışıyla öğretir. Bazen incinirsin, sabrı öğrenirsin; bazen sevilirsin, şükrü öğrenirsin; bazen yalnız kalırsın, Allah'a yakın olmayı öğrenirsin. Yunus Emre ses verir: Taş gönülde ne biter, dilinde ağu tüter, Nice yumuşak söylese, sözü savaşa benzer. Aynadaki Buğu Sinan Yağmur