Düşünme eyleminde Varlık dile gelir. Dil, Varlık'ın evidir. Bu evde insan ikamet eder. Düşünenler ve kelimelerle yara-tanlar, bu evin muhafızlarıdır.
Heidegger'in Kulübesine Yolculukİbrahim Kalın
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Heidegger, "Peki bu gidişatı felsefe yahut bir filozof durdurabilir mi?" sorusuna can sıkıcı ve tahrikkâr bir cevap verir. Ona göre insanlığın mevcut tercihleri karşısında bir bireyin yahut felsefenin dünyanın seyrini -yakın vadede- değiştirmesi mümkün değildir:
Bu sadece felsefe değil, aynı zamanda tüm saf insani tefekkür ve çaba için de geçerli bir durum. Bizi ancak bir Tanrı kurtarabilir. Elimizdeki tek ihtimal olarak düşünerek ve şiirleştirerek kendimizi bir Tanrı'nın zuhuruna hazırlayabiliriz; ya da bir Tanrı'nın yokluğunda çöküş hâlinde olduğu-muzu hatırlayarak kendimizi bir Tanrı'nın var olmamasına hazırlayabiliriz.
Heidegger'in Kulübesine Yolculukİbrahim Kalın
Bu köke sahip olanlar hiçbir zaman yalnız kalmazlar. Şehir kalabalığını birlikte olmak zanneden kentlilerin tersine "yalnız" olmakla "tek başına" olmak arasında bir nitelik farkı vardır:
İnsan, büyük kalabalık şehirlerde kolaylıkla yalnız kalabilir. Fakat münferit ve tek başına olması hiçbir zaman mümkün değildir. Tek başınalığın bizi tecrit eden değil, varlığımızın tamamını tüm şeylerin hazır oluşunun (Wesen/pre-sence) engin yakınlığına yansıtma gibi kendine özgü ve as-li bir gücü vardır.
"Yalnızlık" kelimesinin anlamını ana hatlarıyla biliyoruz. Tek başına olmak anlamındaki münferit olmak kelimesinin manasını ise hatırlamamız gerekiyor. Fert ile aynı kökten gelen "münferit", tek başına kalsa da insanın bir şeyi yapması hâlini ifade ediyor. Fert ise birey demek. Yalnız olmanın, yalnız bırakılmanın yahut yalnız olmayı tercih etmenin aksine münferit olmak, bir şeyi inanarak, azmederek, her şeye ve herkese rağmen yapma iradesini göstermek anlamına geliyor. Bu yüzden münferit olabilen kişiler aynı zamanda fert yani birey olabiliyor. Bu da insanın kendi eyleminin öznesi olabilmesini ifade ediyor. Fert, birey, özne olmak demek kalabalıkların içinde herhangi biri, sürüde bir koyun, sistemde bir dişli olmak değildir. Birey olmak, özne olma bilincini kendinden başla-yarak etrafına, şeylere, topluma, dünyaya ve varlığa doğru yaymak, yansıtmak ve özne oluşunun ve eyleminin sonuçlarını (Molla Sad-ra'nın tabiriyle “tesirlerini") görmek sürecini ifade ediyor.
Heidegger'in Kulübesine Yolculukİbrahim Kalın