“Osmanlı Devleti’nde yedi asır boyunca devam eden Doğu-Batı çatışması nihayet Batı’nın zaferiyle sonuçlanmıştır. Bu gerçeğin kabulü ne kadar nahoş olursa olsun, doğruluğuna karşı çıkılamaz. Ancak Batı sadece dış görünüşe, devlete ve onun mekanizmasına ve büyük ölçüde medeniyete damgasını vurmuştur. Batı yüzeyde muzaffer görünüyor. Ancak Doğu, Türk’ün ruhunda bir dip akıntısı olarak hala orada ve gücü inkar edilemez. O kadar kırbaçlanmıştır ki geriye sadece en ince ve saf özü kalmıştır. Türk ruhundaki bu Doğulu unsur özgürce geliştiğinde, Yakın Doğu’da Doğu ve Batı’nın gelecekteki karışımı, şimdiye kadar bir çatışma olan şeyi işbirliğine dönüştürmek için örnek bir çözüm sunabilir.''