Batuhan Ziya Turgut

8/10
·175 syf.··
2025 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 17:48
Beslendiği tarihi gerçek vaka her ne kadar saptirilmış(Basklarin yerini Arapların alması) olsa da; mükemmel bir ulus inşa ürünü çıkarmış Fransızlar. Bir akademik eser kadar Ortaçağ Avrupa konjonktürü ve Zeitgeistini başarılı bir şekilde aktarıyor.
Roland DestanıAnonim · Yapı Kredi Yayınları · 200560 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Karanlık Çağ; Çöküş mü İlerleme mi?
6/10
·270 syf.··
2025 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2025 04:19
Batı literatüründe Tarih, Arkeoloji ve Kültür Tarihi gibi dallarda ''Çöküş Tezi'' üzerinde çok kafa yorulup, eserler kaleme alınmış. Bahis konusu bu eser de Tunç Çağı'nda gerçekleşen bir ''Çöküş'' vakasını konu almakta. M.Ö. 13. ve 12.yüzyıllarda; Mısır, Hitit, Ugarit, Miken, Girit gibi çağdaş devletler kendileri arasında küresel bir sistem kurarak etkileşimlerini devam ettirirlerken; Mısır Firavunlarının mektuplarına yansıyan bir ''Deniz Kavimleri'' istilası vuku bulmuş ve Tunç Çağı sona ererek Karanlık Çağ'a(M.Ö.1100-750) girilmiştir. Eserde bahis konusu bu Deniz Kavimlerinin isimleri ve menşei, hangi yön doğrultusunda hareket ettikleri; onları bu istilaya güdüleyen etkenler ve son olarak sonuçları ele alınmıştır. Eski öğretilerde Deniz Kavimlerinin bu istilasının altında yatan sebep olarak tek bir etken arama eğilimi mevcutken; son çalışmalarda Deniz Kavimlerinin bu istilasını harekete geçiren birden çok etkenin(Kuraklık-İklim Değişikliği-Depremler-İsyanlar vs.) tetikleyici güç olduğu kanısı hakimdir. ''Çöküş'' tezi, uygarlıklar açısından olumsuz bir vuku değildir. Akabinde birçok yeniliği ve ilerlemeyi getirir telakkisi eserde son derece hakim. ''Bazen doğal yaşlı ormanların ekosistemin yenilenmesini ve tekrar filizlenebilmesini sağlamak için büyük çaplı bir orman yangını gerekir.''
M.Ö. 1177 Medeniyetin Çöktüğü YılEric H. Cline · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 2018198 okunma
Yazılı Metni de Tiyatrosu da Başarılı Olan Bir Eser
10/10
·120 syf.··
2024 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2024 16:46
Eser ile ilk tanışıklığım; Antalya Şehir Tiyatroları'nın aylık program çerçevesi içinde, oyuncu ekibinin sergilemiş olduğu muhteşem etkileyici performans ile gerçekleşti. Oyunun bitmesine müteakip, eserin yazılı metnine ulaşma isteği içimde doğdu. Yazılı metni edindikten sonra, bugün itibariyle eseri bitirdim. İtiraf etmeliyim ki, yazılı metine oranla, temaşa hali çok daha lezzetli idi. Antalya'da ikamet eden arkadaşlara, ''Terör'' isimli bu oyunu izlemelerini, izleyemeyenlere de eseri mutlaka okumalarını şiddetle tavsiye ederim. Eserin konusu zahiri alanda basit fakat arka planda tema olarak çok fazla heterojen, girift; meslekler arası bakış açılarının vakalara bakışlarındaki farklılıklarının çarpışması(daha çok askerlik-hukuk-felsefe), paradokslar, dilemmalar havada uçuşuyor. Renagade(Hava Korsanlığı) adı verilen bir eylem sonrasında, 164 yolcu ve mürettebat taşıyan uçağı ele geçiren terörist, uçağı 70.000 kişinin maç izlemekte olduğu Allianz Arena'ya düşüreceğini telsizden duyurur. Bu duyuruya müteakip Alman Hava Kuvvetleri devreye girer ve çeşitli önleme prosedürleri izlenir. Yasalar ve Savunma Bakanlığı hiçbir şekilde kaçırılmış olan uçağın hava kuvvetleri tarafından önleyicilik adı altında vurulmamasını, önleme yapan pilotlara bildirir. Önleyici kuvvet ekibi içindeki Eurofighter pilotu Binbaşı Larsh Koch, Anayasa ve Savunma Bakanlığı'nın vermiş olduğu emirleri dinlemeyerek; uçağın Allianz Arena'ya düşmesi sonrasında on binlerce kişinin ölebileceğini tartarak, 164 kişinin ölmesinin, binlerce kişinin ölmesinden daha iyi olduğunu yeğleyerek uçağı vurur ve yargılanma süreci başlar. İşte tüm bu yargılama sürecinde Hukuk ve Askerlik ilimlerinin/Mesleklerinin olaylara ve Devlet'e bakış farklılıkları; insan hayatının değeri ve sayıların seçimlerimizdeki etkisi;
TerörFerdinand Von Schirach · Alfa Yayınları · 202228 okunma
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2024 02:15
Bir buçuk yıl önce almış olduğum Paleografya dersi dolayısıyla yararlanmış olduğum bu kaynaktan; gramer bazlı yararlanmaktaydım. Gramerimi ilerletmem üzerine kitabın içerisinde bulunan Rika metinleri hızlı bir şekilde bitirerek son noktayı koydum. Kitap öğretim metodu açısından çok başarılı bir yol izlemiş. Özellikle birinci bölümde Alfabenin anlatıldığı kısımda; rika türündeki her harfin başta, ortada, sonda aldığı haller nicel olarak zengin örneklerle ve matbu halleri ile karşılaştırılarak verilmiş. Gramer bilgisinin verilmesinin hemen ardından ödev olarak Rika şeklinde yazılmış kelimeler bizi bekliyor. Bu kelimeler okunulamadığı taktirde arka sayfalarda mevcut olan cevap anahtarından faydalanılarak ve kelimeye odaklanarak kavrayışımız artıyor. Bu cevap anahtarından kopya tarzında yararlanmaktan ziyade; kelimeler üzerinde uzun süre göz gezdirip, kelimeleri tahlil ederek anlamlandırmaya çalışmamız çok daha iyi yarar sağlayacaktır. Eserde mevcut olan rika metin örnekleri belirli bir sayfa aralığınca Rika, Matbu ve Latince çeviriyle birlikte verilirken; belirli bir aşamadan sonra Latince hali kaldırılıp; sadece Rika metin ve onun matbu haliyle baş başa kalıyoruz. Rika halini okuyamadığımız yerde, matbu hali devreye girerek öğrenmemizi kolaylaştırıyor. Gramer ve tarih/ay bilgisi dışında; belli başlı bazı belge türlerinin tanıtımı da kitabın içeriği dahilinde.
Tarih-Araştırma
Osmanlı TürkçesiEyyub Şimşek · Kesit Yayınları · 20242 okunma
5/10
·504 syf.··
2023 59. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2023 00:12
Bahis konusu bu kitabı, bu zaman diliminde okumamda; Ortadoğu'da 7 Ekim 2023 tarihinde başlamış olan yeni çatışma süreci itici etken oldu . Olayın sıcaklığından yararlanarak ; olayla ilgili taraflar(devlet-devletlere bağlı milis güçler) hakkında bilgi edinmek çok daha akılda kalıcı olur güdüsüyle hareket edip, amelimi an itibariyle sonuçlandırdım. Haberlerde ve bazı yayın organlarında sürekli duyduğumuz-devletten devlete değişen tanımlamalar- ''milis'', ''Terörist'' gibi sıfatlar daha bililimsel ve nesnel bakış açısıyla '' Devlet Dışı Silahlı Aktörler'' olarak ele alınmış. Kısaltması: DDSA. DDSA'ların ortaya çıktığı her bölge ve coğrafyanın farklı kültürel mirası ve geçmişi var. DDSA'lar da bu farklı kültürel miras ve geçmişe sahip çıkarak varlık gösteriyorlar. Irak-Lübnan-Yemen, kısmen Suriye gibi ülkelerde ağırlıklı olarak Şii nüfusun varlığı; 1979 İran İslam Devrimi'nin getirdiği fikir ihracı ve Şii yayılmacılığı ile bu bölgelerde etki göstermesi tesadüfi değildir. Eser'de İran destekli Şii DDSA'ları olarak Hizbullah-Haşdi Şabi-Husi'lere yer verilmiştir. Bahs konusu bu DDSA'larin hepsinin etkileri oldukları coğrafyalarda Arap Bahar'ından önce varlık gösterdikleri tarihi geçmiş ve Arap Baharı ile birlikte İran'ın etkisine doğrudan girdikleri güzel bir şekilde işlenmiş. Özellikle Arap Baharı sonrasında Irak ve Suriye'de varlık gösteren İran güdümlü DDS'Alar, etki bölgelerinde varlık göstermelerinin gerekçelerini başlıca bir gerekçe ile temellendirmeye çalışmışlardır: Şiilere ait önemli maddi kültür ögelerini Selefi cihatçılardan korumak amacıyla . Sunni ve Selefi Çizgideki DDSA'lar ise Irak El Kaidesi, Irak El Kaidesi'nden-daha sonra İşid- çıkan Nusra/HTŞ. Bu iki örgüt Selefi Tekfirci bir çizgide yol yürümekle birlikte zamanla ayrışmış, hatta silahlı
Ortadoğuda Devlet Dışı Silahlı AktörlerMurat Yeşiltaş · Seta Yayınları · 201821 okunma