Eser ile ilk tanışıklığım; Antalya Şehir Tiyatroları'nın aylık program çerçevesi içinde, oyuncu ekibinin sergilemiş olduğu muhteşem etkileyici performans ile gerçekleşti.
Oyunun bitmesine müteakip, eserin yazılı metnine ulaşma isteği içimde doğdu. Yazılı metni edindikten sonra, bugün itibariyle eseri bitirdim. İtiraf etmeliyim ki, yazılı metine oranla, temaşa hali çok daha lezzetli idi. Antalya'da ikamet eden arkadaşlara, ''Terör'' isimli bu oyunu izlemelerini, izleyemeyenlere de eseri mutlaka okumalarını şiddetle tavsiye ederim.
Eserin konusu zahiri alanda basit fakat arka planda tema olarak çok fazla heterojen, girift; meslekler arası bakış açılarının vakalara bakışlarındaki farklılıklarının çarpışması(daha çok askerlik-hukuk-felsefe), paradokslar, dilemmalar havada uçuşuyor.
Renagade(Hava Korsanlığı) adı verilen bir eylem sonrasında, 164 yolcu ve mürettebat taşıyan uçağı ele geçiren terörist, uçağı 70.000 kişinin maç izlemekte olduğu Allianz Arena'ya düşüreceğini telsizden duyurur. Bu duyuruya müteakip Alman Hava Kuvvetleri devreye girer ve çeşitli önleme prosedürleri izlenir. Yasalar ve Savunma Bakanlığı hiçbir şekilde kaçırılmış olan uçağın hava kuvvetleri tarafından önleyicilik adı altında vurulmamasını, önleme yapan pilotlara bildirir. Önleyici kuvvet ekibi içindeki Eurofighter pilotu Binbaşı Larsh Koch, Anayasa ve Savunma Bakanlığı'nın vermiş olduğu emirleri dinlemeyerek; uçağın Allianz Arena'ya düşmesi sonrasında on binlerce kişinin ölebileceğini tartarak, 164 kişinin ölmesinin, binlerce kişinin ölmesinden daha iyi olduğunu yeğleyerek uçağı vurur ve yargılanma süreci başlar.
İşte tüm bu yargılama sürecinde Hukuk ve Askerlik ilimlerinin/Mesleklerinin olaylara ve Devlet'e bakış farklılıkları; insan hayatının değeri ve sayıların seçimlerimizdeki etkisi;