İnsan gömmek istiyor. İnsan baş edemeyeceği kadar büyük olduğu için bilinç düzeyine taşıyamadığı şeyleri zihninin çok derininde bir yere gömmek istiyor.
Gömüyor da. Bir süre için.
Bu sırada unutmasına yardımcı olacak her şeyi kabule hazır oluyor.
İnkâr mı? Hemen.
Yalan mı? Derhal.
Yok sayma mı? En güzeli.
Öyle bir şey olmadı ki.
Zihin çalışıyor, bellek unutuyor, bilinç pırıl pırıl ileriye bakıyor.
Oh ne kadar güzel.. ne kadar kolay!
Bunlar gerçekten oluyor, tecrübeyle sabit.
İnsan gömdüğü şeyin gömüldüğü bu çok derin yerden asla çıkamayacağını, orada çürüyüp yok olacağını sanıyor. Ama öyle olmuyor, aksine gömülen şey katılaşıyor, zonklayan bir ağrı haline geliyor ve katılaşan bu kitle bir de üstüne enfekte oluyor, insanın bilincine de belleğine de irin gibi, ince ince sızıyor.
Zehirliyor.