Bazı kitaplar yalnızca bir hikâye anlatmaz, okuru da hikâyenin içine davet eder. Babuldo benim için tam olarak böyle bir kitaptı.
David ve Jennifer, evlilikleri yolunda gitmeyen bir çift. David bu evliliği kurtarmak için bir tatil programı yapar. David’in sürpriz yapmak için hazırladığı plan, beklenmedik aksilikler nedeniyle değişir ve yolları gizemli bir otele düşer. İlk bakışta sıradan görünen bu otelde, yıllardır kalan ve bir türlü ayrılmayan misafirler vardır. Üstelik yeni misafirlerin gelişiyle birlikte akıl sınırlarını zorlayan olaylar yaşanmaya başlar.
Babuldo; gerilim, gizem ve korku psikolojisini başarılı bir şekilde harmanlıyor. Hikâye ilerledikçe gerçek ile hayal arasındaki çizgi bulanıklaşıyor ve okur da karakterlerle birlikte bu bilinmezliğin içine çekiliyor. Sayfalar ilerledikçe merak duygusu artıyor, her yeni olay bir sonrakini öğrenme isteği uyandırıyor.
Benim için oldukça sürükleyici bir okuma oldu. Kitabı okurken yalnızca satırları takip etmedim; adeta olayların içinde dolaştım, otelin koridorlarında yürüdüm ve karakterlerin yaşadığı tedirginliği hissettim.
Gizemli mekânları, psikolojik gerilimi ve sıra dışı kurguları sevenler için etkileyici bir tercih.
Bazen bir otel sadece konaklama yeri değildir; bazı kapılar açıldığında geri dönüş eskisi kadar kolay olmaz.