Emine Tanoğlu

-Hocam! -Buyur mollam! -Dinimizde Regaip Kandili var mı? -Var benim cahil evladım. -Nasıl ama!? -Mübarek olan üç aylar hakkında insanları uyarmak ve uyandırmak kastıyla kutlanagelmiştir de ondan. Bana kalırsa şimdiki insanlar o kadar gaflete daldı ki bir hafta boyunca kutlansa da yeridir... -Ama hocam! Asr-ı Saadette yokmuş. -Sus ülen köftehor! Onlar üç aylardan gafil miydiler ki uyarmak, uyandırmak için kandile ihtiyaçları olsun. -Haaaaaa -Yaaaaaa
Sayfa 103·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Öncesinde hem azmış hem çokmuşum Sonrasında bir varmış, bir yokmuşum
Sayfa 53·Kitabı okudu
**** - "İmkânsızı isteyeni severim ben..." ****
Sayfa 334 - (Faust II P II, Am untern Peneios/Manto) -İmkânsız- Kültür ve Turizm Bakanlığı yayınları: 534
Goethe Der ki
“İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden, bizi helâk eder misin, Allah’ım...” (A’râf, 155) Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı? Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı! Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun! “Yandık!” diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun! Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında, Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında, Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm; Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm ! Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn’i, En sonra, salîb ormanı görmek Haremeyn’i!.. Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicâz’ın, Âteşli muhîtindeki sûzişli niyâzın, Emvâcı hurûş-âver olurken melekûta; Çan sesleri boğsun da, gömülsün mü sükûta? Sönsün de, İlâhî, şu yanan meş’al-i vahdet, Teslîs ile çöksün mü bütün âleme zulmet? Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban? Enfâs-ı habîsiyle beş on rûh-i leîmin, Solsun mu o parlak yüzü Kur’ân-ı Hakîm’in? İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet? Yâ Rab, bu ne hüsrândır, İlâhî, bu ne zillet? Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede ma’nâ? Zâlimleri adlin, hani, öldürmedi hâlâ! Cânî geziyor dipdiri... Can vermede ma’sûm! Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm? Lâ-yüs’el’e binlerce suâl olsa da kurban;
Bazıları vardır, rağbette olan neyse sadece ona rağbet eder, ama bazıları da rağbet edilecek şeyi arar bulur.
Sayfa 9