Ve biz bu dünyadaki varoluşumuzu bir futbol takımına taraftar olmanın hafifliğinde yaşıyoruz. Modernizmden en çok bahsedenlerimiz onun kurallarına en çabuk uyum sağlayanlarımız oluyor. Kendimize soru sormuyoruz, bütün derdimiz karşı kaleye gol atmak ve “gool “ diye bağırabilmek, kazanan taraf olmanın hazzını tadabilmek.
Mutluluğumdan yahut mutsuzluğumdan yana bir şikayetim yok. Mutlu olduğum zamanlar daha dışa dönük oluyor, insanlarla çok şey paylaşabiliyorum. Hüzünlü olduğum zamanlarda içimin titreyişlerine kulak kesiliyor ve şiir yazabiliyorum. Her iki durumun da ilahi bir bağış olduğuna inanıyorum.