Beyza Ayas

Beyza Ayas
Kitap,Film,Makale,Video,Gezi,Haber... İlgimi çeken,beğendiğim ne varsa başta kendim için ilgilenenlere de faydalanmaları amacıyla paylaşmak içindir sayfam
Teknolojinin bizi kontrol etmesine ödediğimiz diğer bir bedel de ilişkilerimizde oluşan hasarlardır.Bugün ilişkiler üzerine bir hasar tespit denemesi yapmaya çalışsak,ilişkilerimizin en büyük vurgunlarından birini teknolojinin bilinçsizce kullanımından aldığını farkederiz. Özellikle sosyal medya ve bilinçsiz akıllı telefon kullanımı psikoloji ve hukuk literatürüne evlilikleri sonlandıran önemli bir faktör olarak girmeye başladı. Bağımlı hale geldiğimiz telefon ve internet ilişkilerimizi esir almakta,gideek yıpratmak ve içten içe zehirleyerek tüketmektedir. Çünkü kaliteli zamanımızın çoğunu birbirimizden çalıp sanal âleme harcıyoruz. Eşimizden,anne-babamızdan,çocuklarımızdan,sevdiğimiz diğer insanlardan,bir iyilik için koşturmaktan ince hesaplarla esirgediğimiz dakikaları,hiç hesap yapmadan sanal dünyanın gereksiz uğraş ve gündemlerine misliyle harcıyoruz. Kendimize ve sevdiklerimize ayıracak kaliteli zamanın kalmaması,gittikçe araya mesafelerin girmesine ve ilişkilerimizde karşılıklı suçlamaların artmasına zemirn hazırlamakta,böylece ilişkilerimizi değersizleştirip giderek altını oymaktadır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsan için asıl olan sevgidir ve nitelikli kişilerarası ilişkiler kurmaktır.Sevgi asıldır ve cinsellik bir araçtır.İhtiyaç duyduğumuz asıl şey sevgidir.Sevgi bizi insan olarak tamamlayan bir gerçekliktir. Olgun sevgi karşılıklı empati,fedâkarlık,özveri,hoşgörü ve esneklik gibi temel değerler üzerine kurulur.Bu da ilişkinin temelini sağlamlaştırır ve yaşamın getirdiği fırtınalara ve dalgalara karşı daha dirençli hale getirir. Gerçek sevgide cinsellik bir araçtır çünkü kişi bütün duygularıyla sever ve değer verir.Cinsellik eşler arasındaki aşka,sevgiye,bağlılığa güç katar.İlişkiden alınan doyumu artırarak,karşılıklı bağlılığı güçlendirir. Ancak günümüzde yaygın ve yanlış bir anlayış haline geldiği üzere,cinsel ilişki aşkın ve sevginin yerini tutan bir güç değildir.Çoğu insan cinsel beklentilerini sevgi ile karıştırır.Hevesini aşk,cinsel tutkularını ise sevgi zanneder.Bu yüzden büyük heyecan ve beklentilerle başlattığı ilişki çoğu zaman cinsel doyuma ulaştıktan sonra azalır ve ilişkide sorunlar başlar.Bu cinselliğin amaç haline getirildiği ve doyumdan sonra da başka şeylere ihtiyaç bırakmadığı bir ilişki biçimidir ve günümüzde oldukça yaygındır.
Pozitif psikoloji alanında son zamanlarda yapılan arraştırmalar mutluluğun genetik ve toplumsal boyutlarından ayrı olarak müdahale edilebilir kısmının maddi kazanımlarda değil,küçük şeylerde olduğunu ortaya koymaktadır. Mutluluk servet sahibi olmakta değil,sahip olunan parayı az da olsa anlamlı şekilde harcamaktadır.Daha çok kazanma hırsında değil,sahip olduğumuz şeyler için şükran duymaktadır. Yaşamın güzelliklerine karşı duyarsızlaşmadan hayret ve hayranlık hislerini sürekli canlı tutabilme çabasındadır mutluluk.Sadece kendimizi düşündüğümüz bencil bir hayat sürmekte değil,başka insanlar için de anlamlı şeyler yapmakta ve sahip olduklarımızı ihtiyaç sahipleriyle paylaşabilmektedir. Çok beklenti içinde olmakta değil,güneşin doğuşuna ve batışına hayranlık duymakta,bir çiçeğin kokusunu içimize çekmekte,gökyüzünü uzun uzun sessizce izlemektedir. Bir bebeğin masumiyetini öylece seyre dalmakta,bir yavru kedinin tatlılığını izlemektedir. Daha çok arkadaşa sahip olmakta değil,daha sınırlı ama derin ilişkiler kurabilmektedir.Daha gürültülü bir yaşam tarzında değil,kendi iç sesimizi dinleyip ona kulak verebildiğimiz sakinlikte gizlidir mutluluk.
Arkamızda güzel bir yaşam öyküsü bırakaya giden yolun dört önemli aşaması var: İlki değişmeye,harekete geçmeye ve bir şeyleri değiştirmeye ihtiyaç duymak. İkincisi bizi harekete geçirecek,hedeflerimize ulaştıracak olan irade gücünü doğru tanımak ve doğasını iyi anlamak. Üçüncüsü iradeyi doğru yöntemlerle,ölçülü şekilde eğitmek.Yanlış yöntemler ve aşırı beklentilerle iradeyi hırpalamaktan kaçınmak. Sonuncusu ise,iradeyi eğitip güçlendirmenin anlık bir süreç olmadığının bilincinde olmak ve çeşitli aşamalardan geçen,uzun vadeli,zorlu bir öğrenme sürecine hazırlıklı olmaktır.
Evlilik hayatını ve ilişkileri düşünelim.Evlilik ilişkileri daha önce hiç olmadığı kadar sorunlu.Ülkemizde yakın bir zamanda,boşanan çiftlerin sayısı evlenen çiftlerin sayısını geçti.Bir yuva kurmanın ve bunu sürdürmenin getirdiği sorumlulukları yerine getirmek istemeyen,fedâkarlığı hep karşı taraftan bekleyen,kendi arzu ve beklentileri dışındaki şeylere tahammül edemeyen ve ebeveyn olmanın gereklerini taşımayan nice evli çift,yolculuğun bir yerinde pes ediyor ve daha iyi bir ilişki beklentisiyle eşinden ayrılıyor.Çoğu zaman aradıkları mutluluğu başka bir yerde de bulamıyorlar. İyi bir evlilik veya ilişki her şeyden önce irade gücü gerektirir.Sağlıklı bütün ilişkiler çift taraflıdır.Eşlerin karşılıklı fedâkarlıklar yapmasını,bazı zevklerinden vazgeçmesini ve daha fazla sorumluluk almalarını gerektirir.İradesi zayıf kişi,bütün işleri karşı tarafa havale eder,karşı tarafın ilişkiyi sürekli toparlamasını ister,yapması gerekenleri erteler ve çoğu zaman sadece kendi keyfini ve rahatını düşünür.Bu da o ilişkiyi iki taraflı bir zindana dönüştürür.Bu yüzden irade gücünden yoksun başlanan evliliklerde sorunlar giderek artmakta ve bu sorunlara tahammül düzeyi de giderek azalmaktadır.