Geçen gün evli bir kardeşimle konuşurken şöyle bir şey sordu: “Hocam biz birkaç yıllık evliyiz, hiçbir sorunumuz yok ama hanım sıkılıyor, huzursuz oluyoruz. Aile danışmanlarını vs. dinliyorum pek çoğu 'eşinizle sohbet edin' diyor ama açıkçası konuşacak bir şey de bulamıyoruz.”
Bu sorunun içinde çok şikâyet edilen iki şeye cevap vereceğim;
Birincisi: Arkadaşa da söyledim, biz 14 yıllık evliyiz, biz de konuşacak bir şey bulamıyoruz. Yeni bir gelişme yoksa beraber yaşadığımız hayata dair birbirimize ne anlatabiliriz? Yeni bir şeyler olursa elbette konuşuyoruz, geleceğe dair ufak tefek planlar yapıyoruz, bazen geçmişi yâd ediyoruz ama bunlar her gün kahve muhabbeti eşliğinde yapılacak şeyler değil. Bu ancak çok yoğun bir çalışma temposu olup eve çok az uğrayan kimseler için bir reçete olabilir. Hafta içi her akşam 18:00'den en az 00:00'a kadar, hafta sonları tamamen birlikte olan ve hayatı rutine bağlamış çiftler için pek mümkün değil. Eşler bu konuda birbirini gereksiz yere itham ediyor. Ben mesela karşı dairede oturan babamla yan yana geldiğimizde bazen selam dışında tek bir cümle kurmadan kalktığım oluyor, kayınpedere gittiğimde aradan bir ay geçmiş oluyor ve kalkarken çenem yorulmuş olarak kalkıyorum. Dolayısıyla “Arkadaşlarınla bir araya gelince çenen durmuyor, eve gelince ağzını bıçak açmıyor” şeklinde yapılan itiraz yerinde değildir. Evlilikte konuşulacak her şey sıcağı sıcağına ve ayaküstü konuşulduğu için çay kahve eşliğinde yapılacak bir sohbet malzemesi birikmiyor.
İkincisi: Evliliğinin üç beşinci yılına gelmiş çiftlerin aralarında hiçbir sorun yokken bir huzursuzluk sarmalına girmelerinin sebebi genellikle şudur: Son üç beş yıldır hayatınız sürekli yukarı yönlü sizi memnun eden gelişmelerle dolu; muhtemelen yeni atandınız veya işinizi düzene koydunuz, bir