Beyza Ayas

Beyza Ayas
Kitap,Film,Makale,Video,Gezi,Haber... İlgimi çeken,beğendiğim ne varsa başta kendim için ilgilenenlere de faydalanmaları amacıyla paylaşmak içindir sayfam
Enes radıyallahu anh rivayet ediyor: "Hicret esnasında Hz Peygamber bineğine binmiş,Ebu Bekir(ra) de arkasından kendisini takip ediyordu.Ebubekir radıyallahu anh Şam'a çok gittiği için yolu çok iyi bilmesine rağmen,uğradıkları köylerde kendisini tanıyıp da 'Ey Eba Bekir!Yanındaki kim?' diye soranlara, 'Bana yol gösterendir!' diyordu."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Akıllılığa ve zekaya delalet eden alametler
Bu alâmetler görüntü ve mânâ,durum ve fiiller açısından olmak üzere iki kısma ayrılır: 1-Bilginler şöyle demişlerdir:Mu'tedil yaratılış,âzâları uyumlu bünye,aklın gücüne ve uyanıklığa alâmettir.Beynin genişliği dimağın kuvvetini gösterir.Gözü oynak ve sert olan kimse hilekâr,hokkabaz ve hırsızdır.En güzel göz elâ gözdür.Elâ almasa da sarı ve kızılı olmayan göz tabiatın iyiliğine alâmettir.Küçük ve çukur gözlüler hilekâr ve hasetçi olur.İnce yüzlü kimseler anlayışlı olup bazı işlere karşı ilgi duyarlar.Orta boyluların hâlleri güzeldir. 2-Söz ve fiillerin akıllılığa delâlet etmesi:Akıllı kimsenin alâmeti susması,sakinliği ,gözünü koruyup yerinde hareket etmesi ve hâdiselerin sonunu gözlemesidir. Arkasından zarar gelecek fâni arzulara aldanmamasıdır.Onun gökleri gözlediği; yiyeceğin,içeceğin,elbisenin,söz ve fiillerin hayırlısını ve temizİni seçtiği; zararından emin olmadığı şeyleri terk edip ancak mümkün olabilecek şeyler peşinde koştuğu görülür.
Zeka Nedir?
Zekâ kelimesi bir şeyin Kemale ermesi ve tamamlanması anlamındadır.Zekânın tam olması,duyulan bir sözü veya yaşanılan bir hadiseyi hızlı,etraflı bir şekilde ve gereğince anlama-kavrama gücüdür.Bu güç aynı zamanda kişinin zeka düzeyinİ de tayin etmektedir.
فَمَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَٓاءَ رَبِّه۪ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَالِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّه۪ٓ اَحَدًا “...Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa Salih amel işlesin ve O'na kullukta hiç kimseyi ortak etmesin.”(Kehf suresi 18/110) Bu ayetin tefsiri sadedinde şu hadis-i şerifleri hatırlatmakta yarar vardır:Resulü Ekrem Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Sizin adınıza en çok korktuğum şey küçük şirktir” Ashab-ı Kiram “Küçük şirk nedir ey Allah'ın resulü?” diye sordular.Resulü Ekrem Efendimiz de “Riyâdır.Kıyamet gününde Allah insanlara amelleriyle cezalandırırken bir kısmına da diyecek ki:Siz gidin dünyadayken riya ve gösteriş yaptığınız kişilere,bakın onların yanında size verebilecekleri hiçbir mükafat bulabilecek misiniz?”buyurdu. (Ahmet Bin Hanbel,Müsned)
Kötü ahlakı tanıyıp iyisinden ayırmak kötü ahlaktan nasıl uzaklaşılacağını bilmek sonra riyazat ile ve kötü ahlaktan kendini temizleyeceği nefis mücadelesi ile meşgul olmak;bütün bunlar farz-ı ayındir O halde bunları tamamlamadan önce fıkhi mezheple,mezhep ihtilafları ve fıkıh usulü ile meşgul olmak caiz değildir. Hatta fıkıhla uğraşan bir insan,zahiri bir özrü olmaksızın cemaatle namazı terk ederse o ilmiyle dinin güçlenmesini ve ahiret saadetini istememektedir.