Bu işe hayatını vermiş bütün yazarlar şu gerçeği bilir : masaya oturup yazma nedenlerimizle, yıllarca umutla yaza yaza kurduğumuz dünya, sonunda apayrı yerlere yerleşir.
Benim için yazar olmak demek , içimizde taşidiğimiz , en fazla taşidiğimizi biraz bildiğimiz gizli yaralarımızın üzerinde durmak , onları sabırla keşfetmek, tanimek, iyice ortaya çıkarmak ve bu yaraları ve acıları yazımızın ve kimliğimizin bilinçle sahiplendiğimiz bir parçasi haline getirmektir.
Aslında babama benim gibi hayat yaşamadiği , hiç bir şey için küçük bir çatişmayi bile göze almadan toplumun içinde , arkadaşları ve sevdikleriyle gülüşerek mutlulukla yaşadığı için kızıyordum.
Dünyanın merkezinde,bizim yaşadığımızdan daha zengin ve çekici bir hayat vardı ve ben , bütün İstanbullular ve bütün Türkiye ile birlikte bunun dışındaydım.