” Süleyman Kargı, Turgut’a baktı, bekledi. Turgut, ağlayacağını hissetti. Ağlamadan söylemek istedi; kendine yabancı gelen bir sesle konuştu: “Selim öldü,” dedi. “Kendini öldürdü.”
Dünya değişiyor çevrende oğlum Turgut. Ayak uyduramazsan kayboldun demektir. Dünyada “Büyük ve güzel şeyler de var” demişti bir gün. O sırada ben ne yapıyordum? Hiçbir güzelliğin içime girmesine izin vermiyordum.
“Birini bekliyorum,” dedi. “Yolda gördüm de. Sen tanımazsın.” Benden sıkılır onunla diye düşündüm. “Haydi eyvallah” dedim. “Ben seni ararım,” dedi aceleyle. Onun da çok üstüne varmıştım, herkese yaptığım gibi. Benim de hiç kimseyle olmak istemediğim anlar yok muydu? İçimden ona hak verdim; kendime yükledim suçu her zaman olduğu gibi.
Ne diyordu bu herif Selim için ? Koltukta otururken kulağına gelen sözleri hatırladı: “ Bu toplumla ilişkisini kaybetmiş: yaptığı işe ve yaşadığı düzene yabancılaşmışmış. “ Tersini ispat edeceğim !