Bir başka misâl: "Allah nurunu tamamlayacaktır, kâfirler istemeseler de" âyetine gûya şeksiz bir itikad içinde bulunan veya gûya bu inançla "hoşgörü" edebiyatı yapan nice çilesiz pezevengin pişkinliği, bu itikadı fikrî, ilmî ve canını ortaya koyarak yaşayan ve çırpınan birine nisbetle aslında tam ters bir mânâyı temsil etmiyor mu? Makam, şöhret ve parayı görünce, o pezevenk tipinin nasıl "geliştim!" diye mürted olduğunu zaten biliyorsunuz!
SALİH MİRZABEYOĞLU