Döllenmiş yumurta rahme düştüğünde ve orada gelişmeye başladığında kadın daha büyük bir yabancılaşma yaşar. Kuşkusuz, olağan sağlık ve beslenme koşullarında gerçekleştiğinde gebelik olağan bir görüngüdür ve anneye zararı dokunmaz, hatta anne ile cenin arasında, annenin lehine olan bazı etkileşimler kurulur. Yine de, toplumsal yararı fazlasıyla açık olan iyimser kuramın tersine, gebelik yorucu bir iştir; kadına bireysel bir yarar sağlamaz, tersine büyük öz veriler gerektirir. Gebeliğin ilk aylarında çok kez, başka hiçbir evcil dişide görülmeyen bir iştahsızlık ve kusmalar başgösterir; bunlar organizmanın kendisini ele geçiren türe isyanıdır. Beden fosfor, kalsiyum, demir yitimine uğrar; demir eksikliğinin sonradan telafisi zordur. Metabolizmanın aşırı faaliyeyci endokrin sistemini coşturur, vejetacif sinir sisceminin uyarılabilirliği artar. Kana gelince, özgül ağırlığı düşer, kansızlık başgösterir; "oruç tutanların, kötü beslenenlerin, üst üste kanama geçiren kişilerin, nekahat dönemindeki hastaların kanına benzer. Sağlıklı ve iyi beslenmiş bir kadının umabileceği en iyi şey, bu açıkları ancak doğumdan sonra, çok fazla zorlanmadan kapatmaktır; ancak çoğu kez gebelik sırasında ciddi kazalar ya da en azından tehlikeli düzensizlikler meydana gelir. Kadın sağlıklı değilse, sağlığına özen göstermezse, gebelikler onu vaktinden önce yaşlandırır, bedeninin biçimini bozar. Kırsal bölgelerde bunun ne kadar sık görüldüğünü hepimiz biliriz.