Nietzsche'nin "isteği dışında şehit"ini hatırlattı alıntı ⬇️
"Bir partide arkadaşlarına karşı çıkamayacak denli korkak ve ödlek bir insan vardı: onu her işe koşarlardı, ondan her şeyi isterlerdi, çünkü dostlarının kendisi hakkında kötü düşünmeleri, ölümden daha çok korkuturdu onu; zavallı, zayıf bir ruhtu o. Bunu anladılar ve anılan özelliklerinin temelinde onu bir kahraman ve hatta bir şehit yaptılar. Ödlek insan, içinden her zaman hayır dediği halde, hep evet sözü çıktı dudaklarından, partisi'nin görüşleri için öldüğü idam sehpasında bile: o sırada eski yoldaslarından biri vardı yanında, sözleri ve bakışlarıyla öyle bir baskı yapmıştı ki ona, gerçekten ciddi bir biçimde karşılamıştı ölümü ve o zamandan beri de bir şehit ve büyük bir kişilik olarak övülür durur."
#132990366
"Şan ve şeref arzusu dediğimiz ve aslında sevilme ihtiyacının sayısız biçiminden yalnızca biri olan bu duygu, tek başına bütün bir yaratıcı çabayı açıklamaya yetmez. Düşünce ve eylem alanlarına damgasını vuranların en büyüklerini başka bir duygu harekete geçirmiştir. Aslında her yaratıcı çabaya belli bir ölçüde ilham veren bu duygu, başkalarına faydalı olma ihtiyacı veya daha doğru bir deyişle, sevme ihtiyacıdır.
Böylece zihnin yaratımları da aşkın yaratımları gibi, ilhamını kalbin iki zıt ihtiyacından birden alır: Alma ihtiyacı ve verme ihtiyacı."
Devamı;
Yaratıcı çabadaki azmi başkalarına duyulan o sevgi olmadan tahayyül edemeyiz; ki şan şöhret arzusu, bu sevginin en bencil yönüdür ve en yüce ifadesini hizmet etme ihtiyacında bulur.
&
Her yaratım bir armağandır; ister karşılığında başkalarının takdirini kazanmak için yapılsın, isterse sadece yaratıcısının insanlara duyduğu hissi tatmin etmek için.
&
Yaratıcının, ortaya çıkardığı eseri başkalarına armağan etmesi -örneğin yazılı bir eserin yayımlanması- eserin yaratımına sonradan eklenmiş bir eylemden ibaret değildir. Bu armağan ya da daha doğrusu verme ihtiyacı, her yaratının asıl itici gücü, onun tamamlanmasının temel koşuludur. Eğer bu ihtiyaçla hareket etmeseydi, en yetenekli yaratıcı bile tamamlanmış bir esere ulaşamaz, yalnızca bir dizi atılımla yetinirdi.
&
En parlak yaratıcı yeteneklerle donatılmış olmalarına rağmen nice zihnin kısırlığını açıklayan şey, 'verme' konusundaki bu yetersizliktir. Aşk alanında kalbin bazı büyük ketumluklarının da bundan başka bir sebebi yoktur.
&
Nesnesiz aşk olmadığı gibi, yalnızca kendisi için olan bir yaratı da yoktur. (Sayfa 61-62-63)