Gençlerin modayı takip etmesi, zevklerine ve gelir seviyelerine göre değişiyor. Senede bir değişiklik yapan olduğu gibi, bir toplantı, veya düğünde giydiği elbiseyi bir daha giymeyenlere de rastlanıyor.
Güzellikler ve hikmet dini olan İslam'da bu manada bir "moda" anlayışı yoktur. Ama, değişim ve yenilik vardır.
"Hiç kimsenin ameli, kendisini cennete götürmez. Beni de. Rabbimin rahmeti olmasa ben de cennete giremem." diyen Peygamberimiz (a.s.m.), eski asırlarda yüz kişiyi öldürdüğü halde samimi bir şekilde tövbe eden bir kişinin affedildiğini belirtir.
İşte korku ve ümit arasında bulunmak budur. Bir yanda Allah'ın en büyük Peygamberi, kendi ameliyle cennete giremeyeceğini belirtiyor; diğer yanda yüz kişiyi öldürene kesin bir pişmanlıkla af dilediği için mağfiret ediliyor.
Kişinin ameline güvenmesi, "ucb" denilen manevi bir hastalıktır ki, en az ümitsizlik kadar kötüdür.