Her gün malını biraz daha artıranların, her gün birkaç sayfa daha okuyanların, her gün, alıştığı için birtakım işleri –gerçekte gereksemeden- yapanların, içlerindeki ölüm payını artırmaktan başka bir şey yapmadıklarını, kendilerini ölümlerine biraz daha yaklaştırdıklarını parlak sözlerle söylediği zamanlar, kimi korkutmak, kimi utandırmak, kimi yaptığından vazgeçirmek istemişti? Şimdi anlayamıyor.
Havanın ısınmasıyla birlikte ürpermeğe, üşümeğe başlıyor. Gecenin soğuğu kırıldıkça üşüyor. İyi öyle olması. Bu gibi şeyler, küçük küçük gerçeklikler, insanı oyalar.
yaşamayı eskitmekten
eskitmek için kullanmak gerektir bir şeyi, herhangi bir şeyi
yaşamayı tüketmekten
bu da öyle, tüketmek için başlamak gerekir
yaşama sanki hiç gelmeyecek, erişmeyecek bir bayram gibi,
bir
belki, bu yoldan giderek
bir bayram nasıl beklenirse
belki bu yoldan giderek bir şeye varacak
bir bayrama nasıl hazırlık yapılırsa, nasıl yaşamanın bütün kaygıları, işleri, oruçları bayrama yönelirse, o kaygılar, o işler, o oruçlar nasıl o bayramda gerekliklerinin doğrulanışını bulursa
ama bayram gelirse
burada duruyor. bayram, gelirse...
ama bütün bir ömür bir bayram hazırlığıyla geçer de o bayram gelmezse...
bayramın geldiğini kaç kez düşündü hayatı boyunca, kaç kez "işte geldi artık" dedi, kaç kez artık gelen bu bayramla
bugün, bu bayramı gelmiş sayacak mı ki?