Ölüm nedir bilir misin sen, ölüm? Bilmezsin ha. Küçük büyük insandan gayri bütün canlılar gibi sen de mi bilmiyorsun ölümü? Oh, ne iyi! Bilme bilme. Bir gün öğrenirsen bile sakın korkma! Bilene ne zaman olsa gelecektir. Bak ben onu bekliyorum.
Sayfa 124 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Gözlerimi, tavana yakın kırlangıç yuvasına doğru zaman zaman kaldırıp bakıyordum. Acaba sahiden kırlangıç yuvasında bir kadın var mıdır diye. O gün de bir yağmur yağmıştı, ortalığı sel götürmüştü ya, o gün işte.
Hani biraz daha gayret. Kırlangıç yuvasının deliğinden o kadın, başını çıkarıverecek.
Hayır, bir şeycikler olmadı. Kırlangıç yuvasının ağzı kapkaranlıktı. Yuvanın deliği bile gözükmüyordu. Birdenbire kahveci abla gözlerimi kırlangıç yuvasında yakalayıverdi.
—Kırlangıca mı bakıyorsun? dedi.
— Hayır, yuvadaki kadına, deyivermek üzereyken,
— İki senedir gelmiyor, dedi.
—Ya... dedim.
— Bir çay daha yapayım mı size?
— Yap abla.
Düşündüm. 2 senedir emekli Zeynel Efendi de gelmiyor. Biletçi Celal de, Hasan Efendi de gözükmedi. Balıkçı Apostol da pencerenin bir kenarında ağ örmüyor iki senedir.
Tevekkeli iki senedir bu kahvede çayın eski tadı yok.
Sayfa 117 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu