"Bir kitap okurken, müzik dinlerken ya da sinemaya gittiğimde, eseri zamanla keşfederim. Resimse ayrı hikaye. Saatler geçse bile tablo kendinden hiçbir şey kaybetmez. Ne başı, ne ortası ne de sonu vardır. Resmi severim çünkü, müdahale edilemez hareketsizliğine, başka türlü ifade edilemeyecek bir şekilde zamanın dışında var olur sanki. Bir tablo tıpkı saatin tik taklarının sihirle durması gibi gözlerimin dinleneceği bir yer, sonsuz bir an illüzyonu yaratır."
Siri Hustvedt.
Düpedüz saçmalayanlara karşı da sabır göstermek şart mıdır ?
Hayvanlarda his olmadığını, acı çekmediklerini söylemeye cüret edenlere?
Peki engelli çocukların Tanrı'nın bir cezası olduğunu söylemeye cüret edenlere?
Afrikalıların Beyazlardan daha az zeki olduğunu söylemeye cüret edenlere?
Erkeklerin kadınlardan daha zeki olduğunu söylemeye cüret edenlere?
Bir şey yaparken neden hızlanırım? Bir an önce bitsin diye mi? Canım sıkıldığı için mi? Kurtulmak istediğim için mi? Sonrasında kafam rahat olsun diye mi? Hallolsun diye mi?
Neden sevdiğim bir şeyi yerken hızlı yiyorum? Halbuki bitmesini istemiyorum.