Bburcuo

Bburcuo
@Bbrco
any way the wind blows
Ankara
18 okur puanı
Temmuz 2023 tarihinde katıldı
Ve bu upuzun otuz yıl boyunca dünyada leylak ağaçları, hercaimenekşeler, kumlu bahçe yolları, madensuyu arabaları olduğunu bir kez bile anımsamamış bir adam, yaşamın onsuz da yürüdüğünü, devam ettiğini bir kez daha yeniden anlayıp derin bir iç geçirdi.
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Büyük kentin gücü de büyüktür. Büyük kent, buraya misafirliğe, mağazaları dolaşmaya, hayvanat bahçesini, gözlemevini gezmeye gelen insanların tasasız yüreklerini bile sıkıştırır. Bir dünya kentindeki canlı enerjinin görünmez çizgilerinin gerildiği kuvvet alanının içine düşen herkes birden bir heyecan, bir sıkıntı hisseder.
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Belli belirsiz şunu hissediyor beyefendi: Csutora’nın yaşamında bıraktığı tüm bu saldırgan, kaba ve karanlık iz, Jimmy King’in iyilik ve güzellik dolu olumlu yanlarına rağmen gönlünde daha farklı bir yer tutuyor. Çünkü düşe kalka ilerlediği bu yaşam denilen yolculukta, yaptığı hata ve yanlışlıklar ona şunu öğretti: Biz insanlar genellikle güzeli, iyiyi ve erdemi değil, bastırılan, mükemmel olmayan, sinirli, yaşamda dişlerini göstererek bizle kavga eden şeyleri daha çok seviyoruz, ki bunlar erdem ve uyum değil, hata ve isyan dolu şeyler. Ders diyorsak, işte çıkarılabilecek küçük bir ders bu sevgili okur ve ister yaşamda olsun ister sanatta, eninde sonunda insan bu gerçekle yüzleşiyor, tıpkı bir köpek ısırığı gibi.
Sayfa 181·Kitabı okudu
İşte Csutora, hanımefendi ve beyefendi böyle yaşıyorlar, yani korkular, endişeler ve arzular arasında ve de psikanalize de gitmeden. Bu engebeli yaşam zemininde düşe kalka yürümeleri bundan daha fazla dikkat gerektirmiyor. Onlar da ne olduğu çok belli olmayan güçlerin elinde biçimlenen birer gölgeydi ve yaşamın ve ölümün ürkütücü hamleleri karşısında kendilerini nasıl koruyacaklarını da onlara bırakmak belki de yapılabilecek en iyi iş olacak. Bilinçaltının yapay bir şekilde şekillendirilmiş öteki dünyasının ürkütücü hasımlarına karşı varlıklarını savunabilecekleri minik bir bilinç var silah olarak ellerinde ve bunun yeterli olacağını düşünüyorlar. Nefret, tutku ve öfke aynen herkesin hayatında olduğu gibi onları da bağlıyor. Aklın minik ışığında, reflekslerin ve tutkuların yollarını nasıl bulabilecekleri de onlara kalmış. Ya da psikanaliz yerine aspirinle, müshille düşe kalka ilerleyecekler. Belki de tesadüfler onları bir araya getirmiştir ama bir arada tutan şey çaresizlik yasası. Belki de insanı insanla, bazen de insanı hayvanla kopmaz bir şekilde bağlayan hiç bilinmeyen başka bağlar da mevcuttur. Belki de her davranışımızla ve bu satırlarımızla da bu bilmeceye yanıt aramaya çalışıyoruzdur.
Sayfa 159·Kitabı okudu
Camões’in Lusíadas’ının dördüncü kantosundan: “Ah, ne ahmaklık bu iktidar açlığı, şöhret dediğimiz boş gösterişe duyulan bu susuzluk, onur diye bilinen, kamu önünde saygınlıkla büyüyen bu düzmece zevk! Yavan ruh onun tuzağına yakalandığında, tehlikeler, fırtınalar, işkenceler, ölüm pahasına, adaletle neler ödetiyor insana! Bütün ruh ve beden erincini mahvediyor, sevdiklerini terk etmeye, onlara ihanete götürüyor insanları, incelikle ama yadsınamaz biçimde yiyip yutuyor toprakları, krallıkları, imparatorlukları. Alçaklıkla ayıplanacağı yerde, insanlar anlı şanlı ve soylu diyorlar ona; ün diyorlar, yüce görkem diyorlar, sıradan insanların bilgisizlikten kendilerini kandırdıkları ne boş adlar bunlar!”
Sayfa 171·Kitabı okudu