"ben hicranı arayan bir hayal bekçisiyim
ben sevda sokağının yoksul çiçekçisiyim
ben kor merdivenlerle göklere tırmanırım
kızgın güneş altında yemyeşil ıslanırım"
"biliyorum, ufuklarında kopan
gökkubbeyi simsiyah çelenklerle donatan
sana adadığım fırtınaların
dinmeyeceğini biliyorum, güneş yine karanlık
sen, aynı deliye gülümseyen şehrâyin
naylon çiçeklerle geldin bir anlık
bana adını söyle
yine mi yalnızlık ve kahramanlık
yoksa sen de mi serap dağıtan meyhanesin
neden gizem yüklüsün, neden bulutsun öyle
bana adını söyle
irem misin, çöl müsün
diken misin, gül müsün
bu gri duman nedir
esir mi, özgür müsün
çin'li bir hâtıraydı, yörüngesinde mecnun
bin ömrü dolduracak acılar taşıdığım
şimdi senin yörüngen çekiyor yıldızları
tarihe gömüyorsun bermuda'lı kızları
hâlâ anlamadın mı bıraktığım izleri
karşılıksız kalmasın, haydi ver denizleri
geçeyim o yabancı, o korkunç dehlizleri
neden tereddütlüsün, neden nihânsın öyle
bana adını söyle
adın ki, kuytularda bir ateş ölçeğidir
adın ki, varlığımın büyülü gerçeğidir"
"ağlama ki, çiçekler kızıla boyanmasın
yalnız benimle büyüt güllerini, ne olur
gönlümün tarih olmuş devleri yeniden uyanmasın
kıvılcım süzülüyor yaslı kirpiklerinden
üzerime savurma küllerini, ne olur
tutkular alev alev hüzne pervane olur
ağlama, çaresizlik kapıya dayanmasın"