Bir mü'min bir mü'minin kalbine sevinç koyarsa, Allah bu sevinçten bir melek halk eder. Allah'a ibadet eder, onu yüceltir. Mü'min kabrine konduğu zaman, mü'minin kalbine soktuğu o sevinç ona gelir ve: "Beni tanıyor musun?" diye sorar. "Sen kimsin?" "Ben falan adamın kalbine soktuğun o sevincim. Ben sana arkadaşlık edeceğim. Sana delilini telkin edip kavl-i sabitle seni sarsılmaz yapacağım. Kıyamet meşhedinde sana tanıklık edeceğim. Rabbinden şefaat dileyeceğim. Sana cennetteki yerini göstereceğim" diye cevap verir.
Tesbih, tekbir, tahmid, tehlil ile Allah'ın yüceliğini dilinden düşürmeyenler var ya, işte bunların bu virdleri arı uğultusuna benzeyen bir sesle arşın etrafında dönerler ve sahiplerini yad ederler. Rahman nezdinde anılacak bir şeyinizin olmasını istemez misiniz?
"Bazıları, Allah'a mükâfat arzusuyla kulluk eder, bu tüccarca bir kulluktur. Bazıları, korkudan ibadet eder, bu da kölelerin kulluğudur. Kimisi de, şükür olarak ibadet eder, bu da özgür insanın kulluğudur."