Büyük bir zata bir başkası gelip olmadık hakaretleri yağdırmış.
O ise bunları sükunetle dinlemiş ve sesini çıkarmamış.
Sormuşlar:
- Yahu sen de hiç izzet-i nefis yok mu ki, sesini çıkarmadın?
Demiş ki:
- Bizde nefis yok ki izzeti olsun.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Görmek, bir yol göstericinin izinde mutlak değerlere yakınlık kesbetmek demek. Hayal gücü ve kalb gözüyle bu değerlere yaklaşılabilir. Bizim çıplak bir bakışla elimizi, önümüzdeki eşyayı gördüğümüz gibi, o mutlak değerleri net şekilde görür Peygamberler, büyük veliler. Mü'min de onların eşiğinden ayrılmayarak, yanlış yola saptıkça, gördüklerini hatalı şekilde idrak ettikçe doğru yola yönelir, doğruyu görür.
Diline bir düğüm at ve otur. Dinle. Gıybet ve dedikodu, münakaşa ve cedel, su-izanlarla dolu söz varsa ya durma ayrıl, ya da engelle.
Susmakla konuşmak arasında nasıl ince çizgiler, hassasiyetler var. Bakarsın konuşmak şeytandan, bakarsın susmak.
Ey gönlüm, ben bunların tümünü sana söyledim.
Ama dil yine eksik etti. Başkaları kendilerine bilip, seni ârif belledi.
Kur'an-ı Kerim'in Arapça öğretilmeden sadece okunmasının öğretilmesini, anlamının bilinmeden öğrenilip okumasını anlamak mümkündür ve her şeye rağmen makul bir yoldur. Ancak yarım asırdan beri halka İngilizce, Fransızca, İtalyanca veya İspanyolca şarkıların, yine yabancı dillerde operaların niçin dinletildiğini anlamak mümkün değildir.