Behçet

Behçet

, bir kitap okudu
5/10
·48 syf.·
1 saatte okudu
·
2020 18. kitabı
Stefan Zweig
6.8/10 · 291 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
5/10
·320 syf.··
2020 17. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2020 17:00
Öncelikle bu tarzda pek okumam o yüzden biraz yordu.. kısaca kitabın konusu Silvia ana karakter, herkes (tabi ki kocası çocukları kardeşi vs) onun etrafında dönüyor ama kendisi biraz fazla mesafeli ve katı.. zor biri.. hatta oğlu nefret ediyor, kocasıyla yakın zamanda boşanmış, kızıyla görüşmeyi tamamen reddeden bir anne/eş.. ama şöyle bir detay var, kendisi komada ve kimsenin bilmediği bir sırrı var.. Biraz pembe dizi izliyormusum gibi hissettim dediğim gibi tarzım değil.. o yüzden bir an önce bitse de rahatlasam diyerek -kendimi kasarak- okudum.. ama gene de felaket değil..
Edebiyat
Hayat AğacıDawn French · Pegasus Yayınları · 2016161 okunma
Huzur içinde uyu Atam..
29 Ekim 1938... Doktorla Salih Bey kollarına girdi. Atatürk, pencerenin önüne yerleştirilen koltuğa oturdu. Pencerenin tülü çekildi. Gençler onu pencerede görünce çılgına döndü. "Dağ başını duman almış" marşını söylemeye başladılar. Alkışları, sesleri bütün odayı dolduruyordu. Atatürk birkaç kere eliyle selamladı onları. "Bu bayram ve yarınlar sizindir." diye mırıldandı. Sonra da, "Yoruldum" dedi "çok çabuk yoruluyorum! Beni lütfen yatağıma yatırınız. Onları gördüğüm icin çok mutluyum.." Dışarıdaki gençlere doğru dönüp seslendi: "Güle güle çocuklar..." Neşet Ömer ve Salih Bey'in yardımlarıyla yatağına dönerken gözyaşları içindeydi. Gençlikle ve öğrencilerle son karşılaşması oldu bu...
Edebiyat
Büyük taarruz günlerinde İstanbul'da yaşananlar
... meğer bütün karargahı ile Başkumandan Mustafa Kemal değil, Yunan Başkumandan Trikupis esir olmuş... Bir çocuk gibi sıçramaya başladım. Habere, havadise, telgrafa koşuyorum... Yunan ordusunu mahvetmisiz ve İzmir'e iniyormusuz. Ben ömrümde, hiçbir edebiyat eserinde, ordulara ilk hedeflerinin Akdeniz olduğunu bildiren gündelik emri okurken duyduğum zevki duymadım, bu, bütün heyecanların üstünde bir heyecan veren, bütün şiirlerin üstünde bir şiirdi. Ne olmuştuk, biliyor musunuz? KURTULMUŞTUK! Gazeteci Falih Rıfkı Atay - 1922 İstanbul
Sayfa 539·Kitabı okudu
Edebiyat