Bugünlerde annem evlenmemi salık buyuruyor.
Ne tuhaf dimi.
Aynı gün öğreniyorum gomofobi denilen şeyi.
ağza acı bir süt gibi dokunuyor olmalı bu.
Çamaşır iplerinde arıyor kimliğimi
kendimin afrikası, uzun boylu ve ince
Tıpkı kalemlerime benziyor değil mi
böyle.
atılmış bir siyah gibi, deniz diplerine
Sormuyor fakat olsun onların göreviymiş tüm sorular arasından en kötüsünü bulmak.
açıkta kalan gazın hüznünü taşıyor nasılsa yemekler.
sahi, odunlar yanardı geçmiş küf tutmasa
unutuyorum, çocukken dişimi zorlayan boşluk hiç değişmemiş, gelecekte pişen pohaçaların gücü yok eskiyi ısıtmaya. Sahneler ve caddelerin uzağında, sürekli yağan yağmurun kaybolan kuşağını düşünmüyoruz. Isırılmadık gülüş kalmayana kadar yağacak sararmış satırlar...
B.f.k.