Berf’

Gerçek cehennem dünyanın ta kendisiyse?
Dinler, cehennemi bir cezalandırma yeri, korku dolu, acı ve ıstırap çekilen bir yer, ateşin sizi yaktığı bir yer olarak tarif eder. Ateş, korkudan kaynaklanan duygularla yaratılır. Öfke, kıskançlık, nefret duygularını hissettiğimizde, içimizde bir ateşin bizi yaktığını hissederiz. Cehennem rüyasını yaşarız. Eğer cehennemi bir zihin durumu olarak düşünürseniz, o zaman cehennemle kuşatılmış durumdayız. Başkaları, onların bize söylediklerini yapmazsak cehenneme gideceğimiz konusunda bizi ikaz edebilir. Kötü haber! Biz zaten cehennemdeyiz, buna, bize cehenneme gideceğimizi söyleyenler de dahil. Hiçbir kişinin, bir başka kişinin cehenneme gideceğini söylemeye hakkı yoktur. Çünkü zaten cehennemdeyiz. Başkaları bizi daha da derin bir cehenneme sokabilir tabii ki. Ama bu ancak bizim iznimizle olur.
Sayfa 32 - D.M.Ruiz·Kitabı okudu
Reklam
Adalet...
Gerçek adalet, bir hatanın bedelini bir kez ödetir. Gerçek adaletsizlik, her hatanın bedelini tekrar tekrar ödetir.
Sayfa 30 - D.M.Ruiz·Kitabı okudu
Alıntı
Sunuş kısmında şöyle der çevirmen;
Bir Wirrarika ile onu Hıristiyan yapmaya çalışan bir misyoner arasında geçen şu konuşma ilginçtir: W: Biz Kızılderililerin birçok tanrıya inandığımız için aptal olduğumuzu düşünüyorsun, öyle mi? Oysa biz, siz beyazlar gibi inançlara sahip değiliz. Bizim yolumuz inanca değil, görmeye dayanır. Siz ise bir kişinin peşinden sürü gibi gidiyorsunuz. İsa’nın ne yaptığını, ne yapmadığını nereden biliyorsun? Onu tanıdın mı? M: Hayır, kişisel olarak değil. W: Peki, onu tanıyan birini tanıyor musun? M: Tabii ki hayır. O, iki bin yıl önce yaşadı. W: İki bin yıl önce mi? Şaka mı yapıyorsun? Onun gerçekten yaşayıp yaşamadığını nereden biliyorsun? Belki de İsa sadece bir efsanedir. M: Tabii ki yaşadı. Onun sözleri İncil’de var. W: Oh, ama ben okumayı bile bilmiyorum. Bizim aptal olduğumuzu söylüyorsun öyle mi? Dünyaya ve güneşe inandığımız için aptalız öyle mi? Sen sana söylenenlere inanıyorsun. Bana dünya hakkında kimsenin bir şey söylemesine gerek yok. Onu her gün görüyorum! O her gün meyvelerini, mısırını, fasulyesini, suyunu bana armağan olarak sunuyor. Ona dokunabiliyor, üzerinde yürüyor ve yaşıyorum. Her gün Güneşin ısısını hissediyor, ışığını, bilgisini, vizyonunu, öğretilerini alıyorum. Güneşe inanmam gerekmiyor. Başını kaldırım bakmam yetiyor. Senin İsa’n ne üretti? Bildiğim kadarıyla hiçbir şey. Oysa dünya her an üretiyor! Bizi besliyor! Onun sayesinde yaşıyoruz. Aptal olan kim? Söyle bana.
Sayfa 6 - Wirraka’dan misyonere’·Kitabı okudu
Alıntı

Berf’

, bir kitap okudu
5/10
·328 syf.·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2025 00:00
·
2025 2. kitabı
Sinan Akyüz
8.8/10 · 33,4bin okunma
Reklam