Ben iki yaşındayken babamla kardeşim on ay içinde öldü.
Böyle kısa bir fasılayla hem kocasını hem çocuğunu kaybeden bir kadının hıçkırıkları arasında kendimi bulmaya başladım.
Belki bütün kitaplarımı dolduran bir facia beklemek vehmi ve yaklaşan her ayak sesinde bir tehlike sezmek korkusu böyle bir başlangıcın neticesidir.
Her birimiz tıpkı radyo istasyonları gibi sürekli olarak, tüm boşlukları doldurup etrafımızdaki iyi ya da kötü her şeye dokunan düşüncelerimizin enerjilerini yayıyoruz.
Birisinin kafasının arkasına dik dik bakın. Çok geçmeden o da dönüp size bakacaktır. Çoğumuz bunu yaşamışızdır, eğer yaşamadıysanız deneyin. Her zaman böyle olur.