Begonyaa

Eski Türkler devletin başındaki kişiye kağan derdi, hakan derdi; biz padişah deriz, sultan deriz. Yann başka bir ad bulunur, öyle denir, ama yine Türk topraklarını yönetir. Devletin idare şekli değişir ama devlet yine devlettir. Bak şunu hiç unutma; kendi tarihini iyi bilen, geleceğinden kork­maz.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yıllar, yüzyıllar geçer, elbet bir şeyler değişir, devletin adı bile değişir ama Türk’ün adı değişmez. Unutma, bizim şimdi Osmanlı İmparatorluğu dediği­ miz, eskinin Osmanlı Beyliği’dir. O, Türklerin beyliğiy­di, bu da Türklerin imparatorluğudur. Yarın adı belki aynı kalır, belki başka bir şey olur. Ama ne olacaksa yine Türklerin olur. O zamandan bu zamana hiç mi sa­vaş olmadı, hiç mi kayıp olmadı, hiç mi yıkım olmadı sanırsın? Olmaz olur mu? Bundan sonra olmayacak mı sanırsın? Olacak tabii. Ama hiç korkma, yine bir Türk askeri, bir Osmanlı askeri çıkar, devam ettirir Türklerin varlığını...
“Saray yıkılır diye mi içlenirsin bu kadar? Bak evlat, Türklerin tarihi çoook uzundur. Acı, tatlı, savaşlı, barış, coşkulu, durgun, upuzuuun bir tarih. Ta Orta Asya’dan bu zamana Türkler çok badireler atlatmıştır. Ama her seferinde bir Türk askeri çıkmış, atalarının kaldığı yerden yeniden başlamış. Bak, bu­ günlere geldik çok şükür. Yıkılmadık, yok olmadık demek ki, buradayız.”
Saray yıkılırsa yıkılsın, senin sarayın değil ya, ne için korkarsın?” “Nasıl ne için korkarım? Saray, devlet demek değil mi? Devlet yıkılıverirse ne yapar bunca insan, efendi, bir düşün bakalım. Ne bu ağaçlar kalır, ne şu güzelim güneş saati, ne koğuşlar ne de bu hasbahçe... İstanbul da yıkılıp gider. Bunca insan nereye sığınır, bir düşün hele? Kim koruyacak Osmanlı’yı?
Çınar ağacına sarılmak bana iyi geliyor. Hep iyi geldi bugüne kadar. Başka da sarılacak kimse yok zaten.