"Göz kamaştırıyorsun," demişti Joel büyük bir cesaretle, daha kendini tanitmamıştı bile. O sözleri duyduğumda nasıl hissettiğimi hatırlıyorum. Bunu kesinlikle gördüğü her kıza söylüyordu. Fakat beni havalara uçurmaya yetmişti. Bu tamda Joel'in tarzıydı.
Özür mü dileyecekti? Yoksa ikinci bir şans mı isteyecekti? Bilmiyordum. Onu susturmak istercesine elimi kaldırdım ve tüm gücümü toplayarak, "Hoş kal," dedim.
" Joel dikkatle bana bakınca bu kez bakışlarına karşılık verdim.
Bir kaç saat için, en azından boşanma evraklarını imzalayana kadar o hâlâ benim kocamdı.
Ancak evlendiğim adamın bir başkası için beni terk ediyor oluşunu bilip de bu koyu kahve gözlerin içine bakmak, gerçekten zordu.
Bu duruma nasıl gelmiştik? "