Esas olan 25’ine kadar öğrendiklerinizdir. O yaşa dek okuduğunuz kitaplar, seyrettiğiniz filmler, gördükleriniz hayatınız boyunca sizinle kalır. Belli yaşlardan sonra öğrendiklerinizi aynı hızla unutuyorsunuz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sizi uyarayım; bu yaşlar bir yandan da birtakım kötü alışkanlıkların fena hâlde ters teptiği yaşlardır. Aşırı alkol, sigara, kötü beslenme sizi çok yıpratır. Sonra acısını çok hissedersiniz. Bunlardan uzak durarak; hiç değilse birinden ikisinden uzak durarak çok okumanızı, gezmenizi, yeniden öğrenmenizi, dil dahil eksiklerinizi tamamlamanızı öneriyorum. Bu konuları hallederek, bu dönemde öğrenmeniz gerekenleri öğrenerek, bir yandan da 12-25 yaşları arasından getirdiklerinizi kullanarak eserler vereceksiniz.
25-40 arası tam bir restorasyon çağıdır. Hayatınızda, ilk gençliğinizde, yani yine 25 yaşınıza kadar diyelim; bazı şeyleri büyük bir başarıyla yaparsınız. Çünkü o dönem ciddi bir hafıza kuvvetiniz, epey bir vücut enerjiniz vardır. Gayret, gençlikte çok iyi kullanılır. O zamanlarda işler daha çabuk bitiyor. İşte bu dönemde yapmadığınız, ihmal ettiğiniz şeyleri de 25-40 arasında yapabilirsiniz. Bu son bir fırsattır. Ne öğrenmeye çalışırsanız çalışın, daha yavaş öğrenirsiniz ama bir yandan da daha keyif alarak ilerlersiniz. Bu yaşlarda öğrenmenin bir handikapı da vardır, bir şeyler aklınızda kalsa da öğrendiklerinizi daha çabuk unutursunuz. Yani 40’ından sonra saz çalmak hakikaten kıyamette çalmaktır. Demek ki eksiğinizi gediğinizi bu yaşa dek kapatmak gerekir. Bu çok önemli... Bu yüzden 25-40 arasını kesinlikle sağlıklı, dengeli ve disiplinli yaşamanızı öneriyorum.