"İnsanlar doğa güçleri
üzerindeki hâkimiyetlerini o denli artırmış durumdalar ki,
bunların yardımıyla birbirlerini son insana varana dek ortadan
kaldırmaları işten değildir."
bazı kadınlar rüzgar gibiler,
yel değirmenlerini hiç uyandırmadan geçip
giderler başucumuzdan,
suyun yüzüne dokunur gibi
sadece geçerken arkalarında
dalgalar bırakıyorlar,
birde eteklerine dolanan hüzünlü gün batımlarını saymasak,
hiç bir aşkta sanık olmuyorlar,
sadece tanıklık ederler soytarılığımıza
hiç konuşmadan,
öylece sesiz,
öylece vakur ve yalnızlar hep,
dokunsan kirlenir avuçları,
dokunsan kırılır dilleri,
dokunsan ruhları ağlar,
yeni bir çağın teselisi gibi
hep koşuyorlar,
koşarken arkalarında bıraktıkları
izlerin hesabını yapmadan,
arkalarında düşük yapan acıları düşünmeden
ve yarım bıraktıkları şiirleri hiç emzirmeden
çekip gidiyorlar,
hiç bir şehre sığınmazlar,
hiç bir atlasa ait olmadan,
tek vatanları vatansızlıklarıdır,
kalpleri kırılmış denizlerde yüzüyorlar,
yosun kokuyor saçları,
martı seslerini örtüyor üzerlerine
ve dudak kıyılarında maviyi büyütüyorlar
yasak isimleri ezberler gibi,