Farah siyasallaştırılan tekbiri şu sözlerle anıyor: “Çocukluğumdan itibaren ezan sesi benim için sakinleştirici bir etkiye sahipti. Halbuki bu ürkütücü çığlık başka bir şeydi, gelecekte ne zaman duysam kanımı donduracak bir etkiye sahipti. Namaz çağırışını bir nefret haykırışına çevirenlerin gerçekten Allah’a inandıklarını düşünemiyorum...”
Bu insanlar fakirleştikçe hayatı kendileri için dayanabilir yapan tek vasıta dini inançlara bağlanmaktadırlar. Halihazırda hiçbir başarı zevkini tadamayanlar, mecburen onu cennette, dinde ve ahiret hayatında arayacaklardır. Bu insanlar zaman zaman içerler, fakat sonra ağızlarını çalkalayarak namaz kılarlar; Ramazan’da tövbe ederler ve hatta kurban bile keserler.