“Ben zannediyordum ki ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile götürmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir… Şimdi anlıyorum ki değilmiş… Yollar görünmez kayalarla doluymuş… Onlara çarpmamak lazımmış… Daha fenası gizli cereyanlar varmış ki insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını fark edemezmiş… Tâ kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar…”
“Ah gençlik! Gençlik! Sanki evrenin bütün hazinelerine sahipmişsin gibi umursadığın yok hiçbir şeyi, keder de umrunda değil hüzün de, kendinden emin ve küstahsın, ben hayattayım, bakın, diye haykırıyorsun!”