Beyza Eminoğlu

Beyza Eminoğlu
@Beizagrad
Political Science
Belediye binasının kulesindeki saat yedi buçuğu gösteriyordu. Aslında saatin de önemi yoktu; zaman bütün gereksizliğiyle karşısında duruyordu. Hiçbir şey, hiç kimse onu ilgilendirmiyordu. İçten içe ken- dine acıyordu.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Köşeye varınca mektubu açtı, içindeki katlanmış kağıdı açtı ve okudu: "Size hiçbir yararı olmayacak araştırmalarınıza bir son verin ve bunu ikinci bir uyarı olarak değerlendirin. Sizin adınıza, başka bir uyarıya gerek kalmayacağım temenni ediyoruz."
Ne sana acıyordum ne de senin için kaygılanıyordum, sadece yalnız kalabildiğim için mutluydum.
Birkaç kişi aynı anda; "Maskeyi indir!" diye bağırdı. Fıidolin kendini korumak istercesine kollarını öne doğru uzattı. Bir sürü maskelinin arasında, maskesi indirilmiş tek kişi olarak durmak, giyinik insanların önünde çırılçıplak kalmaktan bin kat kötü gelmişti ona.
Fridolin omuzlarını silkti. Diğeri salonun ortasına yürüdü, elini havaya kaldırdı, piyano sesi kesildi, dans durdu. Biri sarı, diğeri kırmızı bir kostüm giymiş iki kişi yanına geldi. İkisi aynı anda, Bayım, parola!" dediler. Fridolin anlamsız bir gülümsemeyle, MUnuttum," dedi ve büyük bir rahatlama hissetti. Sarı kostümlü adam, MBu bir şanssızlık," dedi, Mburada parolayı unutmakla, hiç bilmemek arasında bir fark yoktur."