Yine de bir çocuk olarak bana söylediğin her söz benim için Tanrı'nın emri gibiydi,asla unutmadım onları; dünyayı, özellikle de seni yargılarken elimdeki en önemli araçlar olarak kalırdı ve bu noktada sen kesin bir yenilgiye uğrardın.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Seninkilerden tamamen farklı olduğum zamanlarda. Senden bağımsız görünen tüm bu düşünceler, en başından beri senin reddedici yargının baskısı altındaydı.
.
.
.
Burada herhangi büyük bir düşünceden değil, sadece küçük çocukluk girişimlerinden bahsediyorum.
Mesela aynı kabinde sık sık birlikte soyunduğumuzu hatırlıyorum. Ben sıska, kırılgan ve narinken , sen güçlü, yapılı ve iri yarı bir adamdın. Kabinde bile kendimi zavallı biri olarak gördüm, üstelik sadece senin önünde değil tüm dünyanın önünde çünkü benim gözümde sen her şeyin ölçütüydün.
Aklıma takılan bir şey var . Yani neden bir edebi eser yarattıktan ya da sinemaya uyarlarken sürekli bir ikinci dünya savaşı ve naziler üzerinden yazılıyor oynanıyor çekiliyor ? Yani sadece bir savaşı soykırımı saplantı haline getirip bunun üzerinden prim kasmak ve para kazanmak cidden yetersizlik değil mi?
Mesela john Steinbeck miss gibi fareler ve insanlarda Amerikan rüyasını, büyük buhranı ve inanılmaz etik değerler işlemiş. Sürekli edebiyatta,sinemada,ikinci dünya savaşı ve naziler üzerinde eser verme daha doğrusu pazarlama yapma sıktı artık.
Bu satranç kitabını ben açıkçası okuyunca wavvvv demedim beni uzun süre etkisinde bırakacak bir kitap değildi.
Benim için bir Fareler ve İnsanlar değil. Bir yıl önce okudum ve sonrasında filmini izledim. Ben hala etkisini üstümden atamıyorum. Satranç'ta bence öyle abartılacak bişey yok. Fareler ve insanlar'ı yere göğe sığdıramam tabi orası ayrı. Benim en sevdiğim dünya klasiği gerçekçi, duygusal,farklı perspektif sunuyor. Amacı duyguları sömürmek değil, ahhh ne muhteşem bir kitaptı öyle...
Ben duygusal biri değilimdir genelde izlediğim okuduğum şeylerde mantık çerçevesi içinde eleştiri,analiz ya da değerlendirme yaparım.
Ama bence Satranç o kadar da edebi bir eser değil 20 yaşında bende yazardım bunu. Okurken çok küçük yaşlarda satranç oynama bağımlılığım aklıma geldi dr. B gibi bende siyah ve beyaz kareler gördükce daha ilk okul zamanlarımda bile zihnimde satranç oynardım, zihinimi durduramazdım, evde oynardım okulda oynardım sürekli zihnimde satranç döner dururdu. Şimdi de hatrı sayılır bir rakip sayılırım bence. Ama bunu edebi bir hale sokmak tabi biraz ustalık gerektirir ama kralların oyunuda olsa bence biraz gereksiz abartılmış en azından benim görüşüm de dünya klasiği değil. Onun için çok daha derin katmanli olmalıydı.
SatrançStefan Zweig · Aperatif Kitap Yayınları · 2018279,6bin okunma