Gece oluyor ve ben yine bir ateş hattının içinde tek başıma kalıyorum kaçıcak hiç bir yerim yok
Sığınacak bir limanım da, sanki buna mahkumum kendi yaramı yine kendim sarmak zorundayım sevgili
Ağlamak hiç bir zaman bu kadar zor olmadı.Boğazımda bir yumru yutkunmama izin vermiyor.Gözyaşlarım yanaklarımdan aşağı düşerken, sanki tüm acım gün yüzüne çıkıyor ve ben kimse görmesin diye karanlıklara hapsolmak istiyorum.
Yağmurlu günleri severim ben
Yağmur damlalarının yer yüzüne düşmesi
Bana imkansız olan iki aşığın birbirine kavuşmasını anımsatır
Yer ve gök yağmur yağınca buluşur sanki
Bu yüzden severim yağmuru onu hissetmeyi ve onun altında dolaşmayı
Kim bilir belki bir gün beraber dolaşırız
Beraber ıslanırız o yağmur altında
Yer ve gök gibi
Kalbim sanki benden bağımsız
Ne yapıcağını bilmiyor
Suçlu arıyor
Mantığıma savaş açmış
Bas bas bağırıyor onu seçmem için
Bense ikisinin arasında kalmış
Kimin galip geleceğini bekliyorum
Canım yana yana
Önce sesin gelir aklıma
Çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm
Güzel olan, dolgun başaklardaki sarışın sevinçli
Sonra cumartesi günleri gelir
Sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum
Bir yağmur yağsa da, beraber ıslansak.
Kırk kere söyledim bir daha söylerim
Savaşta ve barışta, karada ve denizde,
Düşkünlükte ve esenlikte
Zamanımız apayrı bize göre
Yanyana olduk mu elele
Aç kalsak ağlamayız biliyorum.
İçim güvercinleri okşamış gibi rahat
Sen yanımdayken ister istemez
Geniş meydanlarda akşam üstleri
Üstüste üç kere deniz, üç kere çınarlar.
Sen yanımdayken ister istemez
Uzak ırmakları hatırlıyorum.
Arasıra düşmüyor değil aklıma
Yabancı kadınların sıcaklığı
Ama Allah bilir ya, ne saklıyayım
Yanında ihtiyarlamak istiyorum...
Turgut Uyar