Ulaşamıyorlarsa arkandan konuşurlar, başaramıyorlarsa çamur atarlar, yüz bulamazlarsa sıfatlar yakıştırırlar. manevi kodları bu çünkü, evrimlerinin son aşaması bencillik, hayata bir bakış açıları yok, rezil bir standartın içerisinde kayboluyorlar ve farkında değiller
Ve nihayet kadının kalbi en ulaşılmaz sanılan noktasına kadar keşfedilmiştir işte ! Bunu başaran erkek kendini yetenekli, şanslı sayar; haksız da değildir. Ama akılsızdır. Bilmez ki her kadın, kalbinde keşfedilen her gizli odanın hemen arkasına yeni bir gizli oda açar. Açar çünkü tehlike anında sığınabileceği yer burasıdır. Binlerce yıllık kadınlık deneyimi bize bunu öğretmiştir. Bir kadına sonsuz aşk beslemek isteyen erkek, bıkmadan usanmadan bu odaları keşfetmeye, anahtarını bulup içeri girmeye uğraşır. Bıktığı an aşk ölür. Bazılarıysa bir türlü giremediği bu odaların kapılarını yumrukla, bıçakla, mermiyle açmaya çalışır. İşte o zaman sadece aşk değil, kalp de ölür. Her gün yeryüzünde binlerce kadının kalbi böyle öldürülür.
“ Geleceğin yolları pusularla doluysa, takınılacak en berbat tavır, her şey çok güzel olacak diye mırıldana mırıldana gözü kapalı ilerlemek olacaktır. “
Mecnun’u da anladım, Kerem’i, Ferhat’ı da. Allah da onların belasını vermesin, bari biriniz sevdiğinize rahat rahat kavuşaydınız da bize de bir umut kalaydı.