Kesinlikle okuduğum en güzel kitaplardan birisi. Bazı kitapları bitmesin diye ağırdan alırsınız ya okurken bu da kesinlikle öyleydi. Anlatılan her şey içime işledi,yer yer ağlamamak için kendimi tuttum,bazen gülümsedim,çokça göz ucuyla kendi kedimi seyrettim… Her kütüphanede olması gereken ve belki bir kaç kere okuyacağımız türden bir kitap. İnsanı hayatla ilgili düşüncelere sevk ediyor. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Kitabı tek bir hikayeden oluşuyor zannetmiştim ama 15 farklı hikayeden oluşuyormuş. Kitaba adını veren ‘Av’ hikayesi bence kitabın en silik hikayelerinden biriydi. Genele bakınca ne sevdim ne sevmedim diyebiliyorum. Hikayeler yazın kitabın içinde de yazdığı gibi ‘TUHAF’. Korku mu derseniz daha çok gerilim bence. Bi kaç hikayede sıkça değindiği yapay et,robotlaşmış insan,inançsızlık alt mesajları beni oldukça rahatsız etti mesela. Bazı hikayelerin sonu havada kalmıştı. ‘Sarkaç’ bunlardan biri ve rahatsız edici bulduğum en belirgin hikayelerden. Aynı şekilde ‘Sonsuz döngü’ hikayesinin de alt mesajı her ne kadar beni rahatsız etse de sadece o hikayede yazarın bu tarz bilim kurgu senaryolarının yaşanmasının aslında ne kadar kötü olabileceği mesajını verdiği tek hikaye buydu o yönüyle sevdiğim bi hikaye oldu ama kitapta en beğendiğim hikaye ‘Yeni bir tür’ adlı hikaye oldu.